Skip to content
BEDEL BOSELI
Back to Articles

Bitlis mîri Şerefxan, 1597'de halkının bilinen ilk kapsamlı tarihini yazdı. Şerefname'nin doğuşu, içeriği ve dünya kütüphanelerine uzanan yolculuğu.

Şerefname (1597): Bir Mîrin Kaleminden İlk Kürt TarihiTarih ve Kimlik
13 Temmuz 202613 dakikalık okuma42 views

Şerefname (1597): Bir Mîrin Kaleminden İlk Kürt Tarihi

Read in:TRENDE
Şerefname (1597): Bir Mîrin Kaleminden İlk Kürt Tarihi

Bir Bakışta

  • Şerefname, Bitlis hükümdarı Şerefxan'ın 1597'de tamamladığı tarih kitabıdır. Bir Kürt'ün kendi halkının yönetici ailelerini topluca kayda geçirdiği bilinen ilk kapsamlı eserdir.
  • Şerefxan sıra dışı bir hayat yaşadı: 1543'te Safevi ülkesinde doğdu, sarayda şehzadelerle eğitim gördü, sonra Osmanlı tarafına geçip atalarının şehri Bitlis'in yönetimini üstlendi.
  • Eser Farsça yazıldı; çünkü o çağda Doğu'nun tarih yazım dili Farsçaydı. Yaklaşık yüz yıl sonra Ehmedê Xanî'nin bilinçli Kürtçe tercihiyle bu tablo değişmeye başlayacaktı.
  • Şerefname'nin giriş bölümü Kürtlerin yaşayışını, törelerini ve kollarını anlatır; Şerefxan Kürtleri dört büyük kola ayırır: Kurmanc, Lor, Kelhur ve Goran.
  • Kitabın gövdesi, hükümdarlık sürmüş Kürt hanedanlarından mîr ailelerine kadar onlarca yönetimi ad ad, dönem dönem kaydeder. "Kürtlerin tarihi yoktur" önyargısının cevabı, dört yüz yıl önce yazılmıştır.
  • El yazmaları dünyaya dağıldı; ilk tam basımı 1860-62'de St. Petersburg'da yapıldı. Fransızca, Türkçe, Soranî ve Kurmancî çevirileri onu izledi.
  • Eser kusursuz değildir: mîrlerin ve hanedanların tarihidir; köylünün, kadının, çobanın sesi kıyıda kalır. Bu sınırıyla birlikte, Kürt tarih yazımının kurucu taşıdır.
  • Mestûre Erdelan'dan bugünün akademisine, Kürt tarihçiliğinin bütün kolları dönüp ona bakar.

Gündüz Hükümdar, Gece Tarihçi

Bitlis, 1590'ların sonu. Vadinin içine kurulmuş taş şehir, kalesinin gölgesinde uyuyor. Kalenin bir odasında ise ışık geç saate kadar yanıyor.

Masadaki adam gündüzleri bu şehri yönetiyor: davalara bakıyor, vergiyi düzenliyor, İstanbul'dan gelen fermanlarla yerelin dengelerini buluşturuyor. O bir mîr; yani bu yurdun hükümdar ailesinden gelen yöneticisi. Ama gece, mühürle fermanı kenara itiyor ve başka bir işe eğiliyor. Önünde müsvedde yaprakları var: adlar, tarihler, hanedan şecereleri. Bir kitap yazıyor.

Yazdığı şey bir hükümdarın kendini övme defteri değil. Çok daha büyük bir dert taşıyor: kendi halkının, Kürtlerin, bütün yönetici ailelerinin tarihini tek kitapta toplamak. Böyle bir şey daha önce hiç yapılmamış. Arap, Fars ve Osmanlı vekayinameleri Kürtlerden yeri geldikçe söz etmiş; ama hiç kimse bu halkın tarihini kendi içinden, topluca yazmamış.

Adam son sayfaya tarihi kendi eliyle düşüyor: hicri 1005 yılının Zilhicce ayının son günü. Miladi takvimle 4 Ağustos 1597. Kitabına adını veriyor: Şerefname. Kendi adından: Şerefxan.

Şerefxan Kimdi? İki İmparatorluk Arasında Bir Hayat

Şerefxan'ın hayat hikâyesi, döneminin Kürt yöneticilerinin kaderini tek kişide özetler: iki büyük gücün, Osmanlı ile Safevi'nin arasında yaşamak.

25 Şubat 1543'te doğdu; ama Bitlis'te değil. Safevi ülkesinde, Kum yakınlarındaki Karahrud kasabasında dünyaya geldi; Bitlis'in yönetici hanedanı, dönemin çekişmelerinde şehrinden uzak düşmüştü. Doğum yerini ve gününü bu kesinlikte bilmemiz bile onun sayesindedir: tarihçi, kendi hayatını da kayda geçirdi. Küçük Şeref, Safevi sarayının çevresinde büyüdü; kaynaklar onun şah ailesinin çocuklarıyla birlikte eğitim gördüğünü aktarır. İyi bir saray eğitimi aldı: Farsça edebiyat, tarih, idare. Genç yaşta valilikler üstlendi; Safevi düzeninde Kürt beyliklerinin işleriyle görevlendirildi.

1578'de büyük kararını verdi: Osmanlı tarafına geçti. Padişah Üçüncü Murad döneminin yönetimi, karşılığında ona atalarının yurdunu iade etti: Şerefxan, Bitlis'in başına döndü. Yaklaşık yirmi yıl şehri yönetti. Sonra, 1590'ların sonuna doğru, yönetimi oğluna devretti ve kendini asıl tutkusuna verdi: kitabına. Vefatı 1600'lerin ilk yıllarına tarihlenir; kesin yıl kaynaklarda küçük farklarla verilir.

Bu hayatın kitap için önemi şudur: Şerefxan iki imparatorluğun da içini görmüş, iki sarayın da arşiv ve tarih kültürünü tanımış bir adamdı. Farsça vekayiname geleneğini biliyordu; Osmanlı kayıt düzenini biliyordu. Ve her iki başkentin de Kürtleri nasıl gördüğünü biliyordu. Kitabını bu üç bilgiyle yazdı.

Kitabın İçinde Ne Var?

Şerefname iki büyük parçadan oluşur.

Girişte Şerefxan, Kürt halkını tanıtır: yaşayışı, töreleri, inançları, dilleri ve kolları. En çok alıntılanan tasnifi buradadır: Kürtleri dört büyük kola ayırır: Kurmanc, Lor, Kelhur ve Goran. Bu tasnif, dört yüzyıl sonra bile dil ve topluluk tartışmalarında başvurulan bir çerçevedir; bugünkü dilbilim haritasıyla birebir örtüşmese de, on altıncı yüzyıldan bakan bir Kürt gözünün kendi halkını nasıl bölümlediğini gösterir. Kürt dilinin bugünkü kolları üzerine yazımızda bu haritanın modern halini anlatıyoruz.

Gövde ise bir hanedanlar defteridir. Şerefxan, hükümdarlık sürmüş büyük Kürt hanedanlarından başlar; bağımsızlık alametleri göstermiş aileleri, ardından irili ufaklı mîr ailelerini bölge bölge kaydeder; kitabın son büyük bölümünü kendi ailesine, Bitlis mîrlerine ayırır. Her aile için kuruluşu, önemli adları, komşularla ilişkileri ve kendi zamanına kadarki seyri yazılır. Kitap ayrıca dönemin Osmanlı ve Safevi olaylarına dair bir kronolojiyle kapanır.

Bu yapının anlamını kaçırmayalım. Şerefxan tek tek aileleri övmek için yazmıyor; bir bütünün parçaları olarak yazıyor. Dağınık mîrliklerin her biri kendi vadisinin hükümdarıyken, Şerefname onları aynı kitabın ciltleri yapıyor. Kılıçla birleşmemiş bir halkı, kâğıt üstünde birleştiriyor. Kitabın sessiz devrimi budur.

Neden Farsça? Utanılacak Bir Şey mi?

Sık sorulan ve sorulması gereken bir soru: ilk Kürt tarihi neden Kürtçe değil?

Cevap, çağın kurallarında. On altıncı yüzyıl Doğu'sunda tarih yazımının itibar dili Farsçaydı; Osmanlı sarayı bile uzun süre tarihlerini Farsça yazdırmıştı. Şerefxan bir saray adamıydı ve kitabının okunmasını, ciddiye alınmasını istiyordu; dönemin bilim diliyle yazdı. Tıpkı bugün bir Kürt akademisyenin uluslararası okur için İngilizce yazması gibi.

Utanç değil, bağlam. Ama eksiklik olduğu da doğru; bunu en iyi anlayan da yine bir Kürt oldu. Şerefname'den yaklaşık yüz yıl sonra Ehmedê Xanî, eserini bilinçli olarak Kürtçe yazdı ve gerekçesini açıkça söyledi: halkın kitabı kendi dilinde de olsun diye. Şerefxan halkının tarihini kayda geçirdi; Xanî halkının dilini kayda geçirdi. İki adam, iki yüzyıl, tek dava. Bu iki kalemin buluşması, ancak 1898'de, ilk Kürt gazetesinin Xanî'yi tefrika etmesiyle tamamlanacaktı; o hikâye de ayrı yazımızda.

Bir Kitabın Dünya Yolculuğu

Şerefname yazıldığı çağda matbaayla tanışmadı; el yazması olarak çoğaltıldı. Yazmaların en eskilerinden bazıları yazarın sağlığında istinsah edildi, yani elle kopyalandı; bugün bu erken kopyalardan biri Oxford'un Bodleian Kütüphanesi'ndedir. Öbür yazmalar zamanla dünyaya dağıldı: İstanbul, Petersburg, Paris, Kahire.

Kitabın modern hayatı Rusya'da başladı. 1860-62'de, şarkiyatçı Véliaminof-Zernof'un hazırladığı Farsça tam metin St. Petersburg'da basıldı. Bunu Fransızca çeviri izledi: Charmoy'nın çevirisi 1868-75 arasında yine Petersburg'da yayımlandı. Böylece Avrupa bilim dünyası, Kürtleri ilk kez bir Kürt'ün kaleminden topluca okudu; on dokuzuncu yüzyıl şarkiyatçılığında Kürtlere dair çalışmalar büyük ölçüde Şerefname'ye yaslandı.

Kürtçeye ilk dönüş sanıldığından erkendi: 1858-59'da, Doğubayazıtlı âlim Mela Mehmûdê Bazîdî eseri Kurmancî'ye çevirdi. Yani Şerefname, Avrupa dillerinden önce kendi halkının diline dönmüştü; bu çeviri Kürt nesir tarihinin köşe taşlarından sayılır. Türkçesi yirminci yüzyılda geldi; en çok okunan çeviri Mehmet Emin Bozarslan'ın 1971 basımıdır. Soranî çevirisini büyük şair ve sözlükçü Hejar yaptı; yeni Kurmancî basımlar ve Dr. Mehrdad R. Izady'nin kapsamlı notlarla hazırladığı İngilizce edisyon bunları izledi. Bir kitabın vatanına dönüşü de böyle olur: önce kendi diline, sonra dünyanın raflarına.

Eserin Sınırları: Dürüst Bir Bakış

Şerefname'yi baştacı ederken körleşmeyelim; kaynak eleştirisi tarihçiliğin namusudur.

Birincisi: Şerefname bir hanedanlar tarihidir. Sayfalarında mîrler, savaşlar, şecereler vardır; köylünün, çobanın, zanaatkârın ve büyük ölçüde kadınların gündelik hayatı kıyıda kalır. Bu, Şerefxan'ın kusuru değil, çağının tarih anlayışıdır; o çağda tarih, yönetenlerin defteriydi. Ama bugünün okuru bunu bilerek okumalıdır: elimizdeki, halkın tamamının değil, yöneten katmanının aynasıdır.

İkincisi: Şerefxan da bir taraftı. Kendi ailesinin bölümlerinde övgü tonu yükselir; kimi anlatılarda aile onuru, soğuk kaydın önüne geçer. Tarihçiler bu bölümleri başka kaynaklarla karşılaştırarak kullanır.

Üçüncüsü: kitaptaki her şecere, her kuruluş anlatısı aynı sağlamlıkta değildir. Şerefxan yer yer sözlü rivayetleri aktarır; bunların bir bölümü menkıbedir, yani ders verici söylence. İyi okur, kayıt ile rivayeti ayırt ederek ilerler; zaten Şerefxan da çoğu yerde "böyle anlatılır" diyerek dürüst davranır.

Bu sınırlar eserin değerini düşürmez; tersine, onu gerçek bir tarih kaynağı yapar. Kusursuz anlatı efsanelerde olur; kaynaklar kusurlarıyla konuşur.

Dört Yüz Yıllık Cevap

Şerefname bugün ne işe yarar? Üç cevap verelim.

Araştırmacı için temel kaynaktır: on altıncı yüzyıl Kürt dünyasının siyasi haritası, aile yapıları ve yer adları için ilk durak odur. Cambridge'in Kürt tarihi ciltlerinden yerel monografilere kadar modern literatür, onunla hesaplaşarak yazılır.

Kürt okur için bir aynadır: dört yüz yıl önce atalarının nasıl yönetildiğini, hangi ailelerin hangi vadilerde hüküm sürdüğünü, kendi içinden bir tanığın kaleminden okur. Bu okumanın verdiği şey böbürlenme değildir; süreklilik duygusudur. Bir halkın bugünü, dünden habersizse köksüz kalır.

Ve herkes için bir cevaptır. "Kürtlerin tarihi yoktur" cümlesi, iki yüzyıldır tekrarlanan bir önyargıdır. Şerefname bu cümleden dört yüz yıl yaşlıdır. Önyargı her tekrarlandığında, Bitlis kalesindeki o gece lambası bir kez daha yanar: gündüz şehrini yöneten, gece halkının tarihini yazan adamın lambası. Kitaplar, iyi yazılmışlarsa, sahiplerinden uzun yaşar. Şerefname dört yüzyıldır bunu kanıtlıyor.

Sık Sorulan Sorular

Şerefname nedir, ne zaman yazıldı? Bitlis hükümdarı Şerefxan'ın kaleme aldığı, Kürt hanedan ve mîr ailelerinin tarihini toplayan eserdir. Yazar son satıra tarihi kendisi düşmüştür: hicri 1005 Zilhiccesinin son günü, miladi 4 Ağustos 1597. Bir Kürt'ün kendi halkı hakkında yazdığı bilinen ilk kapsamlı tarih kitabıdır.

Şerefxan kimdir? 25 Şubat 1543'te, Safevi ülkesindeki Karahrud'da doğdu; Bitlis'in yönetici hanedanından gelir. Safevi sarayında eğitim gördü, 1578'de Osmanlı tarafına geçerek Bitlis yönetimini üstlendi. Yönetimi oğluna devrettikten sonra kitabını tamamladı; 1600'lerin başında vefat etti.

Şerefname neden Farsça yazıldı? Farsça, o çağda Doğu'nun tarih yazım diliydi; ciddiye alınmak isteyen bir eser o dille yazılırdı. Yaklaşık yüz yıl sonra Ehmedê Xanî, edebiyatta bilinçli Kürtçe tercihiyle bu dengeyi değiştirmeye başladı.

Şerefname'de Kürtler nasıl tasnif edilir? Giriş bölümünde Şerefxan Kürtleri dört büyük kola ayırır: Kurmanc, Lor, Kelhur ve Goran. Bu tasnif, dönemin Kürt dünyasına içeriden bakan en eski bölümlemelerden biri olarak bugün de tartışmalarda anılır.

Şerefname'nin çevirileri var mı? Var. Kurmancî'ye ilk çeviri daha 1858-59'da Mela Mehmûdê Bazîdî'nin kalemiyle yapıldı. İlk tam basım Farsça olarak 1860-62'de St. Petersburg'da gerçekleşti; Fransızca çevirisi 1868-75'te yayımlandı. Türkçesi en yaygın olarak M. Emin Bozarslan çevirisiyle (1971), Soranî çevirisi Hejar'ın kalemiyle okundu; Dr. Mehrdad R. Izady'nin notlu İngilizce edisyonu da araştırmacıların başvuru kaynağıdır.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):

  • Şerefxan Bidlisi, Sharafnama: Dr. Mehrdad R. Izady'nin İngilizce çevirisi ve notlu edisyonu; bu yazıdaki kesin tarihler (25 Şubat 1543 Karahrud doğumu, 4 Ağustos 1597 bitişi, dört kol tasnifi) bu edisyondandır.
  • Şerefxan Bidlisi, Şerefname, Kurmancî çevirisi (Wesanxaneya Azad basımı).
  • Dr. Mehrdad R. Izady, The Kurds: A Concise Handbook (4. baskı), tarih yazımı bölümleri.
  • Hamit Bozarslan vd. (ed.), The Cambridge History of the Kurds (2021), erken modern dönem bölümleri.

Ek okuma:

  • Véliaminof-Zernof'un Farsça tam metin basımı (St. Petersburg, 1860-62) ve F. B. Charmoy'nın Fransızca çevirisi (1868-75).
  • M. Emin Bozarslan'ın Türkçe çevirisi (1971) ve Hejar'ın Soranî çevirisi.
  • Mela Mehmûdê Bazîdî'nin 1858-59 tarihli Kurmancî çevirisi üzerine incelemeler.

Sosyal Medya Özetleri

Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.

  1. Gündüz şehrini yönetti, gece halkının tarihini yazdı. Bitlis mîri Şerefxan, 1597'de Şerefname'yi tamamladı: bir Kürt'ün yazdığı bilinen ilk kapsamlı Kürt tarihi. bedelboseli.com/serefname-1597-ilk-kurt-tarihi

  2. "Kürtlerin tarihi yok" cümlesi iki yüzyıllık bir önyargı. Şerefname o cümleden dört yüz yıl yaşlı: bedelboseli.com/serefname-1597-ilk-kurt-tarihi

  3. Şerefxan 1597'de Kürtleri dört kola ayırdı: Kurmanc, Lor, Kelhur, Goran. Bir halkın kendine içeriden bakan en eski haritalarından biri: bedelboseli.com/serefname-1597-ilk-kurt-tarihi

  4. Kılıçla birleşmemiş bir halkı kâğıt üstünde birleştirdi: dağınık mîrliklerin her biri, aynı kitabın ciltleri oldu. Şerefname'nin sessiz devrimi: bedelboseli.com/serefname-1597-ilk-kurt-tarihi

  5. Bitlis'te yazıldı, Petersburg'da basıldı, Paris'te çevrildi ve sonunda Kürtçeye döndü. Bir kitabın vatanına dönüş hikâyesi: bedelboseli.com/serefname-1597-ilk-kurt-tarihi

Share this article