Skip to content
BEDEL BOSELI
Back to Articles

Misyoner Campanile'den Süleymaniye konuğu Rich'e, kılık değiştiren Soane'dan Edmonds'a: Batılı seyyahların Kürt coğrafyasına tanıklığı ve bakışın sınırları.

Batılı Seyyahların Gözünden KürtlerTarih ve Kimlik
July 13, 202613 dakika read70 views

Batılı Seyyahların Gözünden Kürtler

Read in:TRENDE
Batılı Seyyahların Gözünden Kürtler

Bir Bakışta

  • On sekizinci yüzyıl sonundan yirminci yüzyıla kadar misyonerler, konsoloslar, subaylar ve maceracılar Kürt coğrafyasını gezdi ve gördüklerini yazdı.
  • Napolili misyoner Giuseppe Campanile, bölgede yıllarca yaşadıktan sonra 1818'de bir kitap yayımladı: Kürdistan bölgesinin ve oradaki din topluluklarının tarihi.
  • Campanile'nin kitabı Kürdistan'ı yedi mîrliğe ayırır, gündelik hayatı anlatır ve bir Kürt şarkısının çevirisiyle biter. İçinde hem hayranlık hem ağır önyargı vardır.
  • Doğu Hindistan Şirketi'nin Bağdat temsilcisi Claudius James Rich, 1820'de Baban mîrliğinin başkenti Süleymaniye'de aylarca konuk kaldı. Notları bugün temel kaynaktır.
  • İngiliz Ely Bannister Soane, 1909'da İranlı kılığına girip bölgeyi gezdi; Halepçe'de hükümdar Adela Xanım'ın kâtibi oldu. Kitabı bir seyahatname klasiğidir.
  • İngiliz görevlisi C.J. Edmonds, 1919-1925 arasını anlattığı kitabında kendinden önceki on yedi İngiliz gezgini tek tek listeledi.
  • Seyyah tanıklığı güçlüdür: tarihler, sayılar, fiyatlar, portreler bırakır. Ama filtresi de vardır: misyon hedefi, imparatorluk çıkarı, oryantalist önyargı.
  • Bu kayıtlar bugün Kürt tarihçiliğinin başvurduğu kaynaklar arasındadır; eleştirel okumak şartıyla.
  • Batılı gezginden iki yüzyıl önce bir Doğulu gezgin de aynı toprakları yazmıştı: Evliya Çelebi. İki bakışı yan yana okumak en sağlıklısıdır.

Dicle, 1909 baharı. Diyarbekir'den kalkan bir kelek, şişirilmiş tulumların üstünde güneye kayıyor. Yolculardan biri İranlı bir tüccar gibi görünüyor: giysisi, aksanı, duası yerli yerinde. Kimse bilmiyor ki bu adam bir İngiliz. Adı Ely Bannister Soane. Geceleri, kimse görmeden, defterine notlar alıyor.

Ondan yüz yıl önce, 1802'de, Musul'a başka bir yabancı gelmişti: Napoli'den bir rahip. Ondan sonra da subaylar, konsoloslar, ressamlar geldi. Kimi bir hafta kaldı, kimi on yıl. Ortak yanları şuydu: gördüklerini yazdılar ve o defterler kaldı.

Bu yazı o defterleri açıyor. İçlerinde ne var? Nereye kadar güvenilir? Ve bir halkın tarihi, başkalarının defterlerinden okununca ne kazanır, ne kaybeder?

Seyyah Dediğin Kimdir, Neden Gelir?

Önce dürüst bir soru: bu adamlar oraya neden geldi? Manzara seyretmeye değil.

Misyoner geldi; hedefi bölgedeki Hristiyan topluluklarını Roma'ya bağlamaktı. Şirket temsilcisi geldi; hedefi ticaret yolları ve siyasi istihbarattı. Subay ve konsolos geldi; imparatorlukları için harita ve rapor çıkardı. Bir de saf meraklısı vardı; ama o bile dönünce kitabını Londra'da, imparatorluğun okuruna sattı. Seyahatname masum bir tür değildir; bunu baştan bilelim.

Peki bu kayıtlar neden yine de kıymetli? Çünkü o çağın Kürt iç dünyası, matbaa ve arşiv bakımından yoksuldu. Şerefname gibi büyük istisnalar bir yana, gündelik hayatın çoğu yazıya geçmiyordu. Fiyatları, nüfusları, kıyafetleri, yolları çoğu kez bu yabancı defterlerden öğreniyoruz. Fransız Kürdolog Thomas Bois'nın saptaması açık: bilimsel amaçla bölgeden geçen Niebuhr (1766) sayılmazsa, kayda değer bütün gezginler Campanile'den sonra gelmiştir. O halde başlangıç noktamız belli.

Napolili Bir Misyoner: Campanile ve 1818 Tarihli Kitabı

Giuseppe Campanile, Napoli yakınlarındaki Sant'Antimo köyünde doğdu. Dominiken rahibi oldu. 1802'de misyon teşkilatı onu Musul'a gönderdi; 1809'da Mezopotamya ve Kürdistan misyonlarının başına atandı. İki kozu vardı: Arapça bilgisi ve hekimliği. İlaç çantası ona Musul ve Amêdî yöneticilerinin kapısını açtı. Bois'nın aktarımıyla, bu toprakları "on iki yıl kadar karış karış" gezdi. 1815'te Napoli'ye döndü, üniversitede Arapça hocası oldu ve 1835'te öldü.

Kitabı 1818'de Napoli'de basıldı. İtalyanca adı uzundur: "Storia della regione del Kurdistan e delle sette di religione ivi esistenti". Yani: Kürdistan bölgesinin ve oradaki din topluluklarının tarihi. Adı tarih der; içeriği daha çok tasvirdir: on dokuzuncu yüzyılın şafağında Kürdistan'ın fotoğrafı.

Kitabın iskeleti şöyledir. Birinci bölüm ülkeyi tarif eder; ölçü birimi bile yolculuktur: on beş gün uzunluk, on iki gün genişlik. İkinci bölüm Kürdistan'ı yedi mîrliğe ayırır: Bitlis, Hakkâri (Şambo), Botan, Behdinan, Soran, Baban ve Qelaçolan. Campanile'ye göre bu mîrlikler fiilen padişahtan bağımsızdır. Üçüncü bölüm din, töre, yazı, ürünler, ticaret, yemek, giyim ve eğlenceyi anlatır. Sonraki bölümler Êzidîleri, göçer Kürtleri, Hristiyan toplulukları ve öbür inançları işler. Son bölüm Kürdistan'ın askeri, siyasi ve ticari önemini tartışır. Kitap, bir Kürt şarkısının çevirisiyle biter. Bir misyon raporundan çok, dokuz odalı bir ülke albümüdür.

İçinde parlak gözlemler var. Kürdistan için kurduğu cümle unutulmaz: "Kürdistan tanınmamış ve pek özen gösterilmeyen bir hazinedir." Baban ve Soran atlarının Arap atlarını geride bıraktığını yazar. Bir gün kendisine kâğıtlar üzerinde Kürtçe şiirler gösterildiğini, alfabenin Farsçaya benzediğini, ama kopyasını bir türlü alamadığını anlatır. Öncüsü Garzoni'nin 1787 tarihli Kürtçe gramerini hem över hem hatalarını sayar; o gramerin hikâyesi kürdolojinin öncüleri yazımızdadır.

Ama aynı kitapta başka cümleler de var; birazdan onlara geleceğiz.

Süleymaniye'de Bir İngiliz Konuk: Claudius James Rich

Yıl 1820. Baban mîri Mahmud Paşa, Bağdat'taki İngiliz temsilcisini başkentine davet ediyor. Davetli, Doğu Hindistan Şirketi'nin Bağdat mukimi Claudius James Rich. Rich, karısı ve kalabalık maiyetiyle nisan ayında yola çıkıyor; 10 Mayıs'ta Süleymaniye'ye varıyor. Yaz sıcağında dağlara, Merîwan ve Senne taraflarına çıkılıyor; ekimde vedalaşılıyor. Kışı Musul'da geçirip Bağdat'a dönüyorlar.

Bu birkaç ayın verimi, bir kaynak hazinesidir. Rich klasik eğitimli, dile meraklı, yorulmaz bir kayıtçıydı. Süleymaniye'nin nüfusunu hesapladı: 1820'de yaklaşık on bin kişi. Şehir o sırada gençti; Rich'in Farsçadan çevirttiği yerel bir kronik, kuruluşu 1784-85'e tarihler. Baban sarayını, çarşıyı, aşiret dengelerini, İran sınırının iki yakasını yazdı. Rich 1821'de Şiraz'da koleradan öldü; notlarını dul eşi derledi ve "Narrative of a Residence in Koordistan" 1836'da Londra'da yayımlandı.

Bu kitabın değerini en iyi, bir meslektaşı anlatır. Yüzyıl sonra aynı bölgede çalışan C.J. Edmonds, Rich'in anlatısını "altın madeni niteliğinde" diye tanımlar. Daha çarpıcı bir tespiti de var: yakın dönemin yerel tarihçileri bile, 1800 öncesini yazarken yerli belgeden çok Rich'e ve öbür Avrupalı yazarlara dayanmıştır. Dışarıdan gelen defter, zamanla içerinin hafızasına dönüşmüş. Bu cümleyi aklınızda tutun; yazının sonunda ona döneceğiz.

Kılık Değiştiren Adam: Ely Bannister Soane

Soane'un hikâyesi roman gibidir. İran'da banka memuruydu; Avrupalı hayatından uzaklaşıp yerli gibi yaşamayı seçti. 1905'te Şiraz'da Müslüman oldu. 1906'da bankanın Kirmanşah şubesine müdür olunca Kürt diline ve halkına merak sardı. 1907'de istifa etti. 1909'da İranlı kılığında yola çıktı: kelekle Diyarbekir'den Musul'a, oradan Erbil, Kerkük ve Süleymaniye'ye.

Yolculuğun kalbi Halepçe'dir. Soane orada yedi hafta kaldı. Çünkü Halepçe'de sıra dışı bir yönetici vardı: Caf aşiretinin fiili hükümdarı Adela Xanım. Farsça bilen bu esrarengiz "İranlı" yolcuyu Xanım kâtibi olarak yanına aldı. Soane, kimliğini gizlediği hanımefendiyi yakından izledi ve sonra şöyle yazdı; çeviri yaklaşıktır: "Resmi güç yavaş yavaş onun eline geçti. Paşa Halepçe'deyken vaktini nargile içerek ve hamam yaptırarak geçiriyordu; ülkeyi karısı yönetiyordu." Yeni hapishaneyi Adela Xanım yaptırmış, mahkemeye kendisi başkanlık ediyormuş. Bu tanıklığı, Kürt kadın önderlerini anlattığımız yazıda genişçe işledik.

Soane döndü, kitabını yazdı: "To Mesopotamia and Kurdistan in Disguise" (Londra, 1912). Edmonds'a göre kitap, Kürdistan seyahatnamelerinin klasiği oldu. Sonrası da ilginçtir: Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz yönetimi onun Kürtçesini ve bölge bilgisini hizmete aldı. Soane siyasi subay olarak Xaneqîn'e ve Süleymaniye'ye gönderildi. Kılık değiştiren gezgin, işgal yönetiminin memuru oldu. Aynı adamın iki yüzü: hem âşık kayıtçı hem imparatorluk görevlisi. Seyahat edebiyatının ahlak sorusu, Soane'da ete kemiğe bürünür.

Memur ve Kayıtçı: C.J. Edmonds

Cecil John Edmonds, 1919-1925 arasında Irak'ın kuzeydoğusunda İngiliz siyasi subayıydı; sonra 1935-45'te Irak İçişleri Bakanlığı danışmanı oldu. Yıllarını anlattığı kitap 1957'de Londra'da çıktı: "Kurds, Turks and Arabs", yani Kürtler, Türkler ve Araplar.

Edmonds'u bu yazıya alan şey, mesleğinden çok yöntemidir. Kitabında, kendinden önce bölgeyi yazmış on yedi İngiliz gezgini tek tek listeler: 1817'de geçen Teğmen Heude'den ressam Ker Porter'a, Rich'ten Soane'a. Kendi itirafı da güzeldir: onu heyecanlandıran, kimsenin gitmediği yere gitmek değil, "Rich'in, Layard'ın ya da Rawlinson'un izinden yürümek" düşüncesiydi. Yani seyyahlık artık bir zincirdi; her yeni gezgin, öncekilerin dipnotuydu. Edmonds sonradan bu zinciri bilime bağladı: Güney Kürtçesi kaynakçaları hazırladı ve Tewfîq Wehbî ile birlikte Kürtçe-İngilizce bir sözlük yayımladı (1966).

Bir de insan tarafı var. Edmonds, Süleymaniye çevresini, şeyh ailelerini, Adela Xanım'ı yakından tanıdı. Ona "Şehrizor'un taçsız kraliçesi" diyen odur. 1919'da Şêx Mehmûdê Berzencî Süleymaniye'de kendi yönetimini ilan edip İngilizlerle çatışınca, bölgenin dengelerini sahada izleyen gözlerden biri yine Edmonds'tu. Kitabı bu yüzden hem anı hem belgedir: bir işgal memurunun defteri, ama dikkatli ve bilgili bir memurun.

Seyyah Gözünün Gücü ve Sakatlığı

Şimdi terazi vakti. Bu defterler ne verir, nerede aldatır?

Önce güç. Seyyahlar tarih ve sayı bırakır: Süleymaniye'nin 1820 nüfusu, bir geçidin adı, bir çarşının fiyatları, bir mîrliğin sınırı. İç kaynakların sustuğu yerde konuşurlar. Campanile'nin kitabı, Bois'nın deyişiyle, o dönemden başka türlü elimize geçmeyecek "genel bir çizelge"dir. Ve bu kayıtlar çoğu kez sevgiyle de yazılmıştır; Soane'un Kürtçe sevgisi, Edmonds'un titizliği sahtelik değildir.

Şimdi sakatlık. Aynı Campanile, birinci bölümünde Kürtler hakkında şunları da yazar: cahil, tembel, inatçı, hain. Üçüncü bölümünün İtalyanca girişi daha ağırdır; çeviri yaklaşıktır: "Kürt budala ve dik kafalı bir halk olduğundan..." Aynı kalem, iki sayfa sonra Kürtlerin savaşta cesur ve atak olduğunu, ağırbaşlı insana saygı gösterdiğini yazar. Bu nasıl olur? Şöyle olur: adam gözlem yaparken iyidir, hüküm verirken çağının Avrupalısıdır. Kitabı Fransızcaya kazandıran Bois bile okuru bu "sert dil" konusunda uyarma gereği duymuştur.

İkinci filtre çıkardır. Misyoner, Hristiyan toplulukları merkeze koyar; Müslüman Kürt onun sayfasında çoğu kez fondur. Şirket adamı ve subay, raporunu imparatorluğu için yazar; Soane'un ve Edmonds'un bilgisi, günü gelince işgal yönetiminin sermayesi olmuştur. Üçüncü filtre görünmezliktir: bu defterlerde kadınlar, yoksullar, köylüler nadiren konuşur. Adela Xanım gibi hükümdarlar görünür; sıradan hayat sessiz kalır.

Peki ne yapmalı? Tarihçinin yaptığını: karşılaştırmalı okumak. Seyyahın verdiği tarihi ve sayıyı almak, sıfatlarını kapıda bırakmak. Ve Edmonds'un o tespitini unutmamak: yerel tarihçilik bile zamanla bu defterlere yaslandı. Dış tanıklığı yok saymak bilgi kaybıdır; sorgusuz kabul etmek kimlik kaybıdır. İkisinin ortası, eleştirel okumadır.

Doğulu Gezgin, Batılı Gezgin

Son bir soru: bu topraklara sadece Batı'dan mı bakıldı? Hayır. Campanile'den bir buçuk yüzyıl önce, 1655-56'da, Osmanlı gezgini Evliya Çelebi Kürdistan'ı boydan boya dolaşmış ve Seyahatname'sine yazmıştı. O bakışı ayrı bir yazıda anlattık. İkisini yan yana koymak öğreticidir. Evliya içeriden bakar: dil sürçmeleri, saray dedikoduları, kırk günlük ziyafetler. Campanile ve ardılları dışarıdan bakar: ölçü, sayı, karşılaştırma. Evliya'nın abartısı vardır, Campanile'nin önyargısı. İkisinin kesiştiği yerde ise sağlam zemin başlar.

Bugün bu seyahatnameler Kürt tarihçiliğinin tezgâhındadır. Şerefname gibi iç kaynaklarla yan yana okunur; kürdolojinin öncüleri onları dipnota çevirmiştir. Seyyahlar öldü; kelek çürüdü, misyon kapandı, imparatorluklar dağıldı. Defterler duruyor. Tanıklık, tanıktan uzun yaşar; yeter ki okuyan, kimin tanıklığını okuduğunu bilsin.

Sık Sorulan Sorular

Campanile'nin kitabı nedir, neden önemlidir? Napolili Dominiken misyoner Giuseppe Campanile'nin 1818'de Napoli'de yayımladığı "Storia della regione del Kurdistan" adlı eserdir. Bölgede yıllarca yaşamış bir tanığın kaleminden, on dokuzuncu yüzyıl başındaki Kürdistan'ın mîrliklerini, inançlarını ve gündelik hayatını anlatır. Kürtler arasında uzun süre yaşayan ilk Avrupalı yazarlardan biridir.

Claudius James Rich Süleymaniye'de ne yaptı? Baban mîri Mahmud Paşa'nın davetiyle 1820'de Süleymaniye'ye gitti ve aylarca konuk kaldı. Şehrin nüfusunu, sarayı, çarşıyı ve çevre bölgeleri kaydetti. Ölümünden sonra 1836'da yayımlanan notları, Baban dönemi için temel kaynaklardandır.

Ely Bannister Soane kimdi? İran'da bankacılık yapmış, Kürtçe ve Farsça öğrenmiş bir İngiliz'dir. 1909'da İranlı kılığında Kürdistan'ı gezdi; Halepçe'de Adela Xanım'ın kâtibi olarak çalıştı. Seyahatini anlattığı 1912 tarihli kitabı bir klasik sayılır. Daha sonra İngiliz yönetiminde siyasi subay olarak görev yaptı.

Seyahatnamelere güvenebilir miyiz? Ölçüyle. Tarih, sayı, yer adı ve olay kaydı bakımından çok değerlidirler; iç kaynakların sustuğu dönemleri aydınlatırlar. Ama misyon hedefi, imparatorluk çıkarı ve oryantalist önyargı taşırlar. Doğru yöntem, onları başka kaynaklarla karşılaştırarak okumaktır.

C.J. Edmonds'un kitabı neyi anlatır? "Kurds, Turks and Arabs" (1957), yazarın 1919-1925 arasında Irak Kürdistanı'ndaki siyasi görevini, gezilerini ve incelemelerini anlatır. Kendinden önceki on yedi İngiliz gezgini listeleyen bölümü, seyahat literatürünün küçük bir tarihçesi gibidir.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):

  • Giuseppe Campanile, Storia della regione del Kurdistan e delle sette di religione ivi esistenti (Napoli, 1818): İtalyanca orijinal; bölüm başlıkları ve içerik haritası bu baskıdandır.
  • R.P. Giuseppe Campanile, Kürdistan Tarihi (Avesta Yayınları): Thomas Bois'nın sunuşuyla; yazarın yaşamöyküsü, Garzoni değerlendirmesi ve alıntılar bu çeviridendir.
  • C.J. Edmonds, Kürtler, Türkler ve Araplar: Kuzey-Doğu Irak'ta Siyaset, Seyahat ve İnceleme 1919-1925 (Avesta Yayınları; İngilizce aslı Londra, 1957): on yedi gezgin listesi, Rich ve Soane portreleri.
  • Martin van Bruinessen, "From Adela Khanum to Leyla Zana": Soane'un Halepçe tanıklığı ve Adela Xanım bölümü.
  • Dr. Mehrdad R. Izady, The Kurds: A Concise Handbook (4. baskı): Garzoni ve misyonerlik dönemi bağlamı.

Ek okuma:

  • Claudius James Rich, Narrative of a Residence in Koordistan (Londra, 1836).
  • Ely Bannister Soane, To Mesopotamia and Kurdistan in Disguise (Londra, 1912).
  • Van Bruinessen'in Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sindeki Kürdistan üzerine incelemesi (koleksiyonda; Doğulu gezgin için).

Sosyal Medya Özetleri

Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.

  1. Dicle'de bir kelek, 1909. Yolculardan biri İranlı tüccar değil, kılık değiştirmiş bir İngiliz: Soane. Batılı seyyahların Kürt defterleri: bedelboseli.com/batili-seyyahlarin-gozunden-kurtler

  2. Napolili misyoner Campanile 1818'de yazdı: "Kürdistan tanınmamış bir hazinedir." Aynı kitapta ağır önyargılar da var. Terazi burada: bedelboseli.com/batili-seyyahlarin-gozunden-kurtler

  3. Baban mîri davet etti, İngiliz temsilci geldi: Rich, 1820'de Süleymaniye'yi satır satır kaydetti. Notları bugün altın madeni: bedelboseli.com/batili-seyyahlarin-gozunden-kurtler

  4. Soane, Halepçe'de Adela Xanım'ın kâtibi oldu ve gördüğünü yazdı: ülkeyi kadın yönetiyordu. Kılık değiştiren gezginin tanıklığı: bedelboseli.com/batili-seyyahlarin-gozunden-kurtler

  5. Seyyah defteri tarih verir, sayı verir; önyargı da taşır. Dış tanıklığı yok saymak bilgi kaybı, sorgusuz kabul etmek kimlik kaybı: bedelboseli.com/batili-seyyahlarin-gozunden-kurtler

Share this article