Skip to content
BEDEL BOSELI
Back to Articles

Diyarbakır surlarının Roma'dan bugüne katmanları, Ulu Beden ve Yedi Kardeş burçları, Hevsel Bahçeleri ve 2015 UNESCO kaydı. Taşların hafızasına yolculuk.

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: Taşların HafızasıKültür ve Hafıza
July 13, 202613 dakika read70 views

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: Taşların Hafızası

Read in:TRENDE
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri: Taşların Hafızası

Bir Bakışta

  • Diyarbakır surları yaklaşık 5,8 kilometre uzunluğundadır. Kara bazalttan örülüdür. Gövdede 82 burç yükselir; UNESCO dosyası duvarlardaki 63 kitabeyi kaydeder.
  • Ana gövde Roma dönemindendir. Kaynakların çoğu bugünkü hattı 349 yılındaki büyük genişletmeye bağlar. Sonraki her yönetim bu duvara ekledi ve onardı.
  • "Çin Seddi'nden sonra en uzun sur" cümlesi sık tekrarlanan bir karşılaştırmadır. Ölçüte göre değişir; kesin olan, duvarın kendi ölçüleridir.
  • Ulu Beden ve Yedi Kardeş burçlarını 1208-1209'da Artuklu hükümdarı Melik Salih Mahmud yaptırdı. Kitabelerde mimarın adı da durur.
  • Taş, Karacadağ volkanının bazaltıdır. Şehrin eski adlarından biri bu yüzden Kara Amid'dir.
  • Hevsel Bahçeleri, surlarla Dicle arasındaki bostan kuşağıdır. Şehri binlerce yıldır doyurur. Evliya Çelebi 1655'te buranın karpuzunu kayda geçirdi.
  • 2015'te alan, "Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı" adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi.
  • 1932'de dönemin valisi surların bir bölümünü yıktırdı. Fransız arkeolog Albert Gabriel'in raporu yıkımı durdurdu.
  • Bu taşlar tek halkın değildir. Ermeni, Süryani, Kürt, Arap ve daha nicesinin emeğini ve hafızasını taşır.

Akşamüstü, Mardin Kapı. Yaşlı bir adam torununun elinden tutmuş, sur dibinde yürüyor. Duruyor, çocuğun avucunu taşa koyuyor. Taş, günün güneşini hâlâ içinde tutuyor; sıcak.

"Bu duvarı kim yaptı biliyor musun?" diyor adam. Çocuk omuz silkiyor. "Herkes," diyor adam. "Romalı usta, Ermeni taşçı, Kürt ırgat, Arap mimar. Kim geldiyse bir taş koydu."

Çocuk başını kaldırıyor. Burcun tepesinde bir kabartma seçiliyor: iki başlı bir kartal. Onun altında, okuyamadığı bir yazı. Sekiz yüz yıl önce bir ustanın oyduğu harfler, akşam ışığında gölgeleniyor.

Şehirler unutur. İnsanlar göçer, diller susar, mahalleler el değiştirir. Ama taş kolay unutmaz. Diyarbakır surları, üstüne yazılmış her dönemi hâlâ taşıyan bir defterdir. Bu yazıda o defteri yavaş yavaş açacağız.

Taş Bir Defter: Katmanlar Nasıl Okunur?

Şehrin eski adı Amida'dır. Asur kayıtlarında geçen Amedi adını araştırmacıların çoğu bu yerleşime bağlar. Yani duvardan önce de burada bir şehir vardı: Dicle'ye bakan bir yamaç, verimli bir vadi, geçit veren yollar.

Bugün ayakta duran surların ana gövdesi Roma işidir. Kaynakların çoğu aynı yönü gösteriyor: Roma yönetimi şehri dördüncü yüzyılda büyüttü ve 349'da surları bugünkü hatta yakın biçimde genişletti. 349 ne kadar eski? Konstantinopolis'in, yani İstanbul'un kuruluşundan yalnız on dokuz yıl sonrası.

Peki bu duvara "Roma suru" demek doğru olur mu? Eksik olur. Roma gövdeyi kurdu; sonraki her el ekledi. Bizans onardı. Arap yönetimleri kapılara yazılar bıraktı. Mervaniler, Selçuklular, Artuklular, Akkoyunlular ve Osmanlılar burçlar yükseltti, gedikleri kapadı, kitabeler çaktı. UNESCO dosyası duvarlardaki 63 kitabeyi sayar. Her kitabe bir imzadır: "Buradaydık, bu taşı biz koyduk."

Dr. Mehrdad R. Izady'nin mimarlık notu da bunu doğrular: Diyarbakır'ın kapkara bazalt sur bloklarını daha Grek ve Roma yazarları not etmişti. Duvar, bin yedi yüz yıla yakındır yazıya konu oluyor. Taş defter dediğimiz budur.

Ölçüler: Duvarın Kendi Sayıları

Sayılara bakalım. Sur hattı yaklaşık 5,8 kilometredir. Beden duvarları çoğu yerde 7-8 metre yüksektir; burçlarda bu yükseklik 10-12 metreyi bulur. Duvar kalınlığı 3 ile 5 metre arasında değişir. Gövdede 82 burç sıralanır. Şehre dört ana kapıdan girilirdi: Dağ Kapı, Urfa Kapı, Mardin Kapı, Yeni Kapı.

Bir de meşhur cümle var: "Çin Seddi'nden sonra dünyanın en uzun suru." Bu, sık tekrarlanan bir karşılaştırmadır; turizm dilinde yaşar. Dürüst olalım: sıralama, ölçüte göre değişir. Kesintisiz tek şehir suru mu sayıyoruz, toplam uzunluk mu, ayakta kalan bölüm mü? Ölçüt değişince liste de değişir. Bu duvarın böyle bir yarışa ihtiyacı yok. Beş buçuk kilometreyi aşan, seksen iki burçlu, bin yedi yüz yıllık bir kara taş çember; kendi sayıları yeterince konuşuyor.

Sayıların söylemediği şeyi de söyleyelim. Bu duvar bir savunma makinesiydi: burçlar okçu yuvası, kapılar denetim noktası, hendekler ilk engeldi. Ama aynı duvar bir sınır defteriydi; içindekini dışındakinden ayırırdı. Kimin içeride, kimin dışarıda kaldığı her çağda yeniden yazıldı.

Ulu Beden ve Yedi Kardeş: İki Burcun İmzası

Surların en ünlü iki burcu güneybatı köşesindedir: Ulu Beden ve Yedi Kardeş. İkisini de Artuklu hükümdarı Melik Salih Mahmud yaptırdı. Tarih kayıtlı: 1208-1209. Yani Haçlı ordularının İstanbul'u işgal ettiği 1204'ten dört beş yıl sonra, bu vadide iki dev burç yükseliyordu.

İki burç da kesme bazalttandır ve kabartmalarla konuşur. Çift başlı kartal, aslan figürleri ve burcu kuşatan yazı bantları: taşa kazınmış bir iktidar dili. Kitabeler hükümdarın adını ve unvanlarını sayar. Ama aynı taşta bir ad daha durur: kayıtlarda mimar İbrahim oğlu Yahya olarak geçen usta. Sekiz yüz yıl önce bir mimarın adının bugüne kalması az şey midir?

Halk Ulu Beden'e "Evli Beden" de der. Burçların çevresinde söylenceler birikmiştir; yedi kardeş üstüne anlatılar da bunlardandır. Halk arasında anlatılan çoktur; belge ise kitabede yazandan fazlasını söylemez. İkisini karıştırmadan ikisini de sevmek mümkün.

Bazalt ile Karpuz: Kara Taş, Yeşil Kabuk

Surların taşı nereden geliyor? Cevap şehrin batısındaki sönmüş volkandan: Karacadağ. Lavları bu ovaya yayılmış, soğumuş, kara bazalta dönüşmüş. Ustalar bu taşı kesmiş, yontmuş, duvara dizmiş. Şehrin eski adlarından biri bu yüzden Kara Amid'dir: kara taşlı Amida.

Şehrin öbür simgesi ise yeşil kabukludur: karpuz. İkisi aynı coğrafyanın iki yüzüdür; volkanın taşı duvarı, nehrin toprağı bostanı vermiştir. Diyarbakır karpuzu, Dicle kıyısındaki kumlu topraklarda ve Hevsel bostanlarında yetişir.

Bu ünün belgesi eskidir. Evliya Çelebi 1655'te şehre geldi ve bostanları kayda geçirdi: bağ ve bostanlar Şat kenarındadır, yani Dicle kıyısındadır; benzeri Rum'da da Acem'de de yoktur. Kavun ve karpuzun her biri 40-50 okka gelir, diyar diyar hediye gönderilir, diye yazdı. Okka, yaklaşık 1,3 kiloluk eski bir ağırlık ölçüsüdür; Evliya'nın karpuzu elli kiloyu aşıyor demektir. Evliya süslemeyi sever; sayıyı süzerek okuyalım. Ama ünün kendisi belgelidir ve bugün de sürer. Aynı çağın kayıtları şehrin ağırlığını da gösterir. Martin van Bruinessen'in Evliya incelemesine göre Diyarbekir tüccarları Bağdat'la ve daha uzak pazarlarla çalışırdı; şehrin kadısının maaşı, Palu gibi küçük merkezlerin kadısının üç katından fazlaydı. Karpuz, zengin bir şehrin bostanında büyüyordu. Bu ilginç gezginin Kürt coğrafyasındaki bütün yolculuğunu ayrı bir yazıda anlattık: Evliya Çelebi'nin gözünden Kürdistan.

Hevsel Bahçeleri: Şehri Doyuran Kuşak

Surların üstünden güneye bakan herkes aynı manzarayı görür: duvarın dibinden Dicle'ye inen koyu yeşil bir kuşak. Burası Hevsel Bahçeleridir; şehrin bostanı, meyveliği, kavaklığı.

Bu bahçelerin işi süs değildir. Hevsel, şehri doyurmak için vardır. UNESCO dosyası bahçeleri şehirle nehir arasındaki "yeşil bağ" diye tanımlar: kente yiyecek ve su sağlayan halka. Kimi çalışmalar buradaki tarımı sekiz bin yıla kadar götürür. Bu tür uzak tarihlemelere ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Kesin olan şudur: şehir yazılı kayıtlara girdiğinden bu yana bu bahçelerle birlikte anılır ve bahçeler bugün de ekilidir. Bostancılar hâlâ sabah karanlığında suyun kenarına iner.

Hevsel yalnız insanları beslemez. Bahçeler ve kıyı şeridi kuşlar için barınaktır; alanda çok sayıda tür kayıt altına alınmıştır. Nehrin az ilerisinde On Gözlü Köprü durur. Köprünün kitabesi 1065 tarihini ve Mervani yönetimini gösterir; Mervaniler bir Kürt hanedanıydı. Araştırmacılar burada ikiye ayrılır: bir grup kitabeyi yapım kaydı sayar, öbür grup onarım kaydı olduğunu ve köprünün daha eski olabileceğini söyler. Taş defterin bir sayfası da budur: cevaptan çok, iyi sorulmuş soru.

Surlar Neler Gördü?

Bir duvarın hafızası kuşatmalarla başlar. En eski ve en iyi belgelenmiş tanıklık 359 yılındandır. O yıl Sasani ordusu Amida'yı kuşattı. Şehirdeki Romalı subaylardan biri tarihçi Ammianus Marcellinus'tu. Kuşatma yetmiş üç gün sürdü; şehir düştü; Ammianus kaçmayı başardı ve gördüklerini yazdı. Tarih kayıtlı, tanığın adı belli. Sonraki yüzyıllar aynı duvarın önüne başka ordular getirdi: şehir Bizans'tan Arap yönetimlerine, oradan Mervanilere, Selçuklulara, Artuklulara, Akkoyunlulara geçti. 1515'te Osmanlı yönetimine girdi. O yüzyılın Kürt dünyasını içeriden yazan kitabı, Şerefname'yi de ayrıca anlattık.

Sonra tuhaf bir sayfa gelir. Orduların yıkamadığı duvara asıl büyük zararı bir imar kararı verdi. 1932'de dönemin valisi, "şehir hava almıyor" gerekçesiyle Dağ Kapı çevresinde yıkım başlattı. Duvarın önemli bir bölümü gitti. Yıkımı durduran, Anadolu'yu karış karış belgelemiş Fransız arkeolog Albert Gabriel'in Ankara'ya gönderdiği rapor oldu. Bir yabancının raporu, bir şehrin duvarını kurtardı. Bu cümleyi hangi duyguyla okumalı? Kararı okur versin.

Yakın dönemin sayfası ise kısadır ve acıtır. 2015 sonu ile 2016 baharı arasındaki çatışmalar Sur ilçesinde tarihi dokunun bir bölümünü yıktı; hasar UNESCO izleme süreçlerine ve resmi onarım ihalelerine kayıtlarla geçti. Bu yazının işi tanıklıktır; kaydı düşer, tartışmayı belgelere bırakır. On dokuzuncu yüzyılda şehri gezen Batılı seyyahların sur betimlemeleri de ayrı bir yazının konusudur.

2015: Dünya Mirası Kaydı Ne Diyor?

Tarih kayıtlı: 2015'te UNESCO Dünya Miras Komitesi, Almanya'nın Bonn kentindeki 39. oturumunda alanı listeye aldı. Kaydın tam adı şudur: "Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı" (İngilizce kayıtta Diyarbakır Fortress and Hevsel Gardens Cultural Landscape).

Addaki "kültürel peyzaj" ne demek? İnsan emeğiyle doğanın birlikte ördüğü, ikisi birbirinden ayrılamayan alan demek. Komite yalnız duvarı tescil etmedi; duvarla nehir arasındaki yaşayan ilişkiyi tescil etti. Dosyaya giren parçalar bunu gösterir: İçkale ve Amida Höyüğü, 5,8 kilometrelik surlar, Hevsel Bahçeleri, Anzele su kaynağı ve On Gözlü Köprü.

Bu kaydın anlamı nedir? Övünç değil, yükümlülük. Dünya Mirası statüsü, alanın korunmasını uluslararası izlemeye bağlar. Taş defter artık yalnız şehrin değil, insanlığın envanterindedir.

Çok Halklı Hafıza: Taşların Bütün Sahipleri

Bu duvarın içinde tek bir halkın şehri yaşamadı. Diyarbekir çarşısında Kürtçe, Ermenice, Arapça, Süryanice ve Türkçe aynı günde duyulurdu. Mahalleler dinlere ve dillere göre örülmüştü; ustalık da öyleydi. Taş ustalığında Ermeni ve Süryani emeği, şehrin yapı geleneğinin görünür katmanlarındandır.

Bugün de izler yerindedir. Ulu Cami avlusu bin yıla yakın yazıyı üst üste taşır. Surp Giragos Kilisesi, Ortadoğu'nun en büyük Ermeni kiliselerinden biridir; 2011'de onarımla yeniden açıldı, 2015-2016 çatışmalarında ağır hasar aldı, 2022'de bir kez daha açıldı. Meryem Ana Kilisesi'nde küçük bir Süryani cemaati ibadetini sürdürüyor.

Bu hafızanın en ağır sayfası 1915'tir. Şehrin Ermeni ve Süryani halkının o yıl uğradığı yıkımı, İsmail Beşikçi Vakfı'nın yayımladığı "1915 Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu" kitabı belgeleriyle tartışır; konunun hakkı ancak öyle müstakil çalışmalarda verilir. Burada tek cümleyle kaydı düşüyoruz: duvar yerinde duruyor, şehrin bazı halkları artık yok. Taş defterin boş sayfaları da hafızadır.

Söz bitti mi? Bitmedi. Dicle aşağıya doğru akar ve aynı nehrin kıyısında bir başka taş şehir, Hasankeyf, sulara gömüldü. O hikâyeyi de yazdık: sular altında kalan on iki bin yıl. Duvarlar susmaz; biz dinlemeyi bıraktığımızda susmuş sayılırlar.

Sık Sorulan Sorular

Diyarbakır surları ne kadar uzun, kaç burcu var? Sur hattı yaklaşık 5,8 kilometredir; gövdede 82 burç yer alır. Beden duvarları 7-8 metre, burçlar 10-12 metre yüksekliğe ulaşır; kalınlık 3-5 metre arasındadır. UNESCO dosyası duvarlardaki 63 kitabeyi kaydeder.

Surlar hangi dönemden kalma? Ana gövde Roma dönemindendir; kaynakların çoğu bugünkü hattı 349 yılındaki genişletmeye bağlar. Üzerindeki burçlar ve kitabeler Bizans'tan Osmanlı'ya her dönemin eklerini taşır. Yani tek tarih yok, katman katman tarih var.

Ulu Beden ve Yedi Kardeş burçlarını kim yaptırdı? İkisini de Artuklu hükümdarı Melik Salih Mahmud 1208-1209'da yaptırdı. Kesme bazalt gövdelerinde çift başlı kartal ve aslan kabartmaları, kitabelerinde hükümdarın ve mimarın adı yer alır.

Hevsel Bahçeleri neden önemli? Surlarla Dicle arasındaki bostan kuşağıdır ve şehri binlerce yıldır besler. Evliya Çelebi 1655'te buranın kavun ve karpuzunu övgüyle kaydetti. Bahçeler bugün de ekilidir ve UNESCO alanının parçasıdır.

Alan UNESCO listesine ne zaman girdi? 2015'te, Dünya Miras Komitesi'nin Bonn'daki 39. oturumunda. Kaydın tam adı "Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı"dır; İçkale, surlar, Hevsel Bahçeleri, Anzele kaynağı ve On Gözlü Köprü'yü kapsar.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):

  • Martin van Bruinessen, "Kurdistan in the 16th and 17th Centuries, as Reflected in Evliya Çelebi's Seyahatname", The Journal of Kurdish Studies 3 (2000): Evliya'nın 1655 Diyarbekir durağı, uzak ticaret yapan tüccarlar ve kadı maaşı ölçüsü buradan. Karpuz kaydı Seyahatname'nin Diyarbekir faslındandır.
  • Dr. Mehrdad R. Izady, The Kurds: A Concise Handbook (4. baskı): Diyarbakır'ın kara bazalt sur bloklarına ve Grek-Roma yazarlarının bu duvarı not edişine dair bölüm.
  • 1915 Diyarbekir ve Kürtler Sempozyumu (İsmail Beşikçi Vakfı Yayınları): şehrin 1915 hafızası için temel derleme.

Ek okuma:

  • UNESCO Dünya Mirası Merkezi, "Diyarbakır Fortress and Hevsel Gardens Cultural Landscape" kaydı (liste no. 1488) ve 2015 tarihli 39. oturum kararı.
  • Martin van Bruinessen ve Hendrik Boeschoten, Evliya Çelebi in Diyarbekir (Brill, 1988).
  • Ammianus Marcellinus, Res Gestae, 19. kitap: 359 Amida kuşatmasının görgü tanıklığı.
  • Albert Gabriel'in Doğu Anadolu araştırmaları ve 1932 yıkımına dair basın arşivi.

Sosyal Medya Özetleri

Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.

  1. Roma gövdeyi kurdu, sonraki her el ekledi: Diyarbakır surları 82 burç ve 63 kitabeyle imzalanmış taş bir defterdir. Okumasını bilene bin yedi yüz yıllık hafıza: bedelboseli.com/diyarbakir-surlari-ve-hevsel-bahceleri

  2. Evliya Çelebi 1655'te yazdı: Diyarbekir'in bostanları Dicle kenarındadır, karpuzu elli okkayı bulur, diyar diyar hediye gider. Hevsel Bahçeleri bugün de ekili: bedelboseli.com/diyarbakir-surlari-ve-hevsel-bahceleri

  3. 2015'te dünya tescil etti: Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde. Duvar ile bostanın ortak dosyası: bedelboseli.com/diyarbakir-surlari-ve-hevsel-bahceleri

  4. Orduların yıkamadığı duvarı 1932'de bir imar kararı yıkmaya başladı. Fransız arkeolog Albert Gabriel'in raporu durdurdu. Bir duvarın kıl payı kurtuluşu: bedelboseli.com/diyarbakir-surlari-ve-hevsel-bahceleri

  5. Bu taşlar tek halkın değil. Ermeni taşçının, Süryani ustanın, Kürt bostancının, Arap tüccarın emeği aynı duvarda duruyor. Diyarbakır'ın çok halklı hafızası: bedelboseli.com/diyarbakir-surlari-ve-hevsel-bahceleri

Share this article