Bir Bakışta
- 1970'lerden itibaren İsveç'e giden Kürt aydınları, orada dünyanın en üretken Kürtçe yayın ortamını kurdu.
- Svenska Dagbladet gazetesi Mart 1996'da sayıyı verdi: o güne kadar İsveç'te 500 Kürtçe kitap basılmıştı.
- Aynı haber İsveç Yazarlar Birliği'nin 70 Kürt üyesini kaydeder. Birlik yöneticisi Peter Curman bunu "dünyanın en büyük Kürt yazarlar birliği" diye anmıştı.
- İsveç 1977'de ev dili reformuyla göçmen çocuklarına ana dil dersi hakkı tanıdı; devlet fonları azınlık dillerindeki yayıncılığı destekledi.
- M. Emin Bozarslan, Uppsala'da Jîn dergisinin beş cildini (1985-1988) ve ilk Kürt gazetesi Kurdistan'ın koleksiyonunu tıpkıbasımla yeniden yayımladı.
- Jîna Nû, Orfeus, APEC ve Nûdem gibi yayınevleri şiirden çocuk kitabına, sözlükten çeviri edebiyata uzanan bir Kürtçe kitaplık üretti.
- Mehmed Uzun modern Kürt romanını büyük ölçüde Stockholm'de kurdu; romanları Türkiye'de yargılanırken İsveççeye çevriliyordu.
- Kürt Kütüphanesi Şubat 1996'da kuruldu; binasını 10 Ekim 1997'de İsveç Kültür Bakanı Marita Ulvskog açtı.
- Kütüphane, Türkiye'de yasaklı metinleri internete taşıyan bir "yasak kitaplar" arşivi de kurdu; Yaşar Kemal'in metinleri bunlar arasındaydı.
- "Kürt edebiyatının başkenti Stockholm" sözü bu birikimin özetidir; bu yazı o tezi belgeleriyle tartıyor.
Mart 1996. Stockholm'un güneyindeki Huddinge'de bir apartman dairesi. Çalışma odasında bilgisayarlar, mikrofilmler, gazete kupürleri ve kitap kolileri üst üste yığılmış. Ev sahibi Nedim Dağdeviren adında sürgün bir yazar. İsveç'in büyük gazetesi Svenska Dagbladet o hafta bu odayı haber yaptı.
Haberin başlığındaki iddia büyüktü: burada bir ulusal kütüphanenin temeli atılıyor. Dağdeviren'in sözleri kayıtlıdır: Kürtlerin devleti yok, dolayısıyla ulusal kütüphanesi de yok; ben o kütüphaneyi burada kurmak istiyorum. Bir devlet vakfı, Stiftelsen Framtidens Kultur, bu hayale iki yıl için 1,4 milyon kron ayırmıştı.
Dağın ve sürgünün halkı için tuhaf bir sahne: milli kütüphane, yurttan binlerce kilometre uzakta, bir banliyö dairesinde doğuyor. Ama sahne rastlantı değildi. O daire, yirmi yıldır biriken bir yayıncılık ağının ortasında duruyordu. Bu yazı o ağın hikâyesidir.
Kürtler İsveç'e Nasıl Geldi?
Önce insanlar geldi, sonra kitaplar. İlk kuşak 1960'ların işçi göçüydü; sayıca küçüktü. Asıl dalgalar siyasidir: 1971 askeri muhtırası ve özellikle 12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'den çok sayıda Kürt aydınını, yazarını ve siyasetçisini Avrupa'ya sürdü. Irak'tan ve İran'dan savaş ile baskı kaçkınları eklendi. İsveç, iltica politikası görece açık bir ülke olarak bu dalgalardan pay aldı.
Peki neden yayıncılığın merkezi başka yer değil de İsveç oldu? Svenska Dagbladet'in 1996'daki haberi üç neden sayar: Ortadoğu'da demokrasinin yokluğu, İsveç'e gelen Kürt aydınlarının çokluğu ve İsveç'in edebiyat destek sistemi. Yani iten güç yasaktı, çeken güç politikaydı.
Sayı vermek gerekirse temkin şart. 1990'ların ortasında İsveç'teki Kürtlerin sayısını kaynaklar on binlerle ifade eder; bugünkü tahminler yüz bini aşar. Kesin sayı yoktur çünkü İsveç istatistiği etnik köken saymaz. Kesin olan şudur: bu topluluğun içinden, nüfusuna oranla olağanüstü bir yazar yoğunluğu çıktı.
İsveç Devleti Neden Kürtçeyi Destekledi?
Cevap Kürtlere özel bir sevgide değil, genel bir politikada aranmalı. İsveç 1977'de ev dili reformunu yürürlüğe koydu: göçmen çocukları okulda kendi ana dillerinde ders alma hakkı kazandı. Bu hak ders kitabı, öğretmen ve materyal demekti. Kürtçe ders materyali Türkiye'de yasakken İsveç'te devlet eliyle sipariş ediliyordu. Uppsala'daki Jîna Nû yayınevinin listesinde "Zimanê Min" gibi Kürtçe okul kitapları bu yüzden vardır.
İkinci ayak kültür fonlarıydı. İsveç'in edebiyat destek sistemi, küçük dillerdeki yayıncılığa basım desteği verdi. Kürt Kütüphanesi'ni doğuran 1,4 milyon kronluk fon da benzer bir kaynaktan, eski ücretli fonları paralarından kurulmuş bir kültür vakfından geldi. Devlet ve Stockholm belediyesi sonraki yıllarda kurumu düzenli destekledi; bunu kütüphanenin kendi tanıtım belgesi kaydeder.
Sonuç rakamla ölçülür. 1996'ya kadar İsveç'te 500 Kürtçe kitap basılmıştı; içerik Astrid Lindgren çevirilerinden şiir divanlarına uzanıyordu. İsveç Yazarlar Birliği'nin 70 Kürt üyesi vardı. Birlikten Peter Curman'ın nüktesi kayda geçti: dünyanın en büyük Kürt yazarlar birliği. Bir soru kendini dayatıyor: bu destek olmasa modern Kürt edebiyatı nerede basılacaktı?
Uppsala'da Bir Adam ve Sararmış Sayfalar
İsveç yayıncılığının en kalıcı işlerinden biri Uppsala'da, tek bir adamın masasında yapıldı. M. Emin Bozarslan, Diyarbakırlı bir din alimi ve yazardı; 1970'lerde İsveç'e yerleşti. Orada kendini bir arşiv işine adadı: Kürt basınının kurucu yayınlarını tıpkıbasımla diriltmek. Tıpkıbasım, eski bir yayının aslına uygun kopyası demektir.
Önce Jîn geldi. 1918-1919'da İstanbul'da çıkan bu Kürtçe-Türkçe dergiyi Bozarslan beş cilt halinde, çevirisi ve çevriyazısıyla yeniden yayımladı. Ciltler 1985 ile 1988 arasında Uppsala'da basıldı. Sonra sıra en başa geldi: 1898'de Kahire'de doğan ilk Kürt gazetesi Kurdistan'ın koleksiyonunu 1991'den itibaren aynı yöntemle yayımladı. O gazetenin hikâyesini sitemizde ayrıca anlattık.
Bu emeğin anlamını tartmak için şu yeter: bu dergilerin asılları dünyada birkaç kütüphanede tozlanıyordu. Bozarslan'ın ciltleri sayesinde bir öğrenci bugün 1898'in ve 1919'un sayfalarını okuyabiliyor. Kürt basın tarihi, Uppsala'daki bu masadan geçerek bugüne bağlandı. Sürgün bazen yıkım değil, onarım atölyesidir.
Yayınevleri: Bir Dilin Atölyeleri
Kürt Kütüphanesi'nin web arşivi, 1990'larda İsveç merkezli dağıtım yapan otuza yakın Kürt yayınevini listeler. Dagens Nyheter 1996'da bu ağdan söz ederken 37 yayınevinin tanıtımının internete konduğunu yazar. Birkaçına yakından bakalım; kayıtlar kütüphanenin kendi kataloglarından.
Jîna Nû, Uppsala'da kuruldu. Listesinde Malmisanij ile Mahmûd Lewendî'nin Kürt basın tarihi bibliyografyası, Zazaca-Türkçe sözlük, folklor derlemeleri ve 1940'ların Roja Nû ile Ronahî dergilerinin tıpkıbasımları var. Orfeus 1987'de Stockholm'da açıldı; Mehmed Uzun'un ilk romanlarını o bastı. APEC 1989'da Spånga'da kuruldu; şair Şêrko Bêkes'in divanından Cegerxwîn'in hayat hikâyesine uzanan bir katalog yaptı. Nûdem 1994'te Järfälla'da doğdu; yazar Firat Cewerî'nin bu evi, Beckett'i, Camus'yü ve Çehov'u Kürtçeye taşıdı, Celadet Alî Bedirxan'ın gramerini yeniden bastı.
Küçük ama anlamlı bir örnek daha: İsveç'teki Kürdistan Kadınlar Derneği kendi yayınevini kurdu ve 1992'de Brecht'i Kürtçe yayımladı. Kopenhag'daki Xanî & Bateyî gibi komşu ülke yayınevleri de dağıtımını Huddinge'deki Kürt Yayın Merkezi üzerinden yaptı. Ağ tek ülkeye sığmıyordu ama santrali İsveç'ti.
Bu kataloglarda bir örüntü göze çarpar. Aynı raflarda şiir, roman, sözlük, gramer, çocuk kitabı, okul kitabı ve dünya klasikleri duruyor. Bu bir edebiyat hevesinden fazlasıdır: bir dilin eksik kurumlarını tek tek inşa etme programıdır. Yasaklanan dil, sürgünde kendine tam bir kitaplık kurdu. Cegerxwîn'in divanlarının ve Stockholm yıllarının hikâyesi bu sitede ayrı bir yazıdır.
Mehmed Uzun: Romanı Sürgünde Kuran Adam
Bu ortamın en bilinen meyvesi Mehmed Uzun'dur. 1953 doğumlu Uzun, çocukluğunda Kürtçe konuştu; okulda Türkçe zorunluydu. On sekiz yaşında, bir dergide yayımlanan birkaç Kürtçe satır yüzünden Diyarbakır askeri cezaevine girdi. Kendi anlatımı kayıtlıdır: cezaevindeki aydınların arasında kendi kültür tarihini öğrendi, gizlice sokulmuş Kürtçe kitapları orada okudu. 1976'da Ankara'da Kürtçe-Türkçe bir derginin sorumlusu olarak yeniden yargılandı; 1977'de İsveç'e gitti.
İsveç'te hamallığa benzer bir işe girişti: roman yazacağı dili önce onarması gerekiyordu. Dengbêjlerin kayıtlarını dinledi, sözlükler taradı, kelime kelime bir edebiyat dili kurdu. İlk romanları 1980'lerin ortasından itibaren Stockholm'da basıldı; Orfeus'un katalogunda Mirina Kalekî Rind (1987) ve Sîya Evînê (1989) kayıtlıdır. Romanlarından biri, Hawar dergisinin kurucusu Celadet Alî Bedirxan'ın hayatını anlatır. Kitapları İsveççeye çevrildi; İsveçli yazarlar onu kendi birliklerinin yönetimine seçti.
Ama iki ülkesi arasındaki makas kapanmadı. Aynı romanlar 2001-2002'de Türkiye'de devlet güvenlik mahkemesinde yargılandı. İsveç'te başbakan yardımcısına ve Ankara'ya gönderilen dayanışma mektupları kütüphane arşivinde duruyor. Davalar düştü; Uzun 2005'ten sonra hasta haliyle Diyarbakır'a döndü ve 2007'de orada vefat etti. Sürgünde kurduğu dil, tabutuyla birlikte evine döndü.
Skeppsholmen'de Bir Kütüphane
Huddinge'deki dairede başlayan iş kurumsallaştı. Kürt Kütüphanesi, kendi tanıtım metnine göre Şubat 1996'da kuruldu. Binası 10 Ekim 1997'de, Stockholm'un merkez adalarından Skeppsholmen yakınında açıldı; kurdeleyi İsveç Kültür Bakanı Marita Ulvskog kesti. Kurum 1999'da vakfa dönüştü ve ödünç vermeye başladı. Raflarında Kürtçenin bütün lehçelerinden ve Kürtler hakkında yazılmış onlarca dildeki kitaplardan oluşan bir koleksiyon toplandı.
Kütüphanenin bir işi daha vardı: sansüre karşı arşiv. Dağdeviren ve arkadaşları, Türkiye'de yasaklanmış metinleri internete koyan bir "yasak kitaplar kütüphanesi" kurdu. Dagens Nyheter 1996'da bunu haber yaptı: Yaşar Kemal'in yurtdışında yayımlanmış ve Türkiye'de mahkûmiyet konusu olmuş yazıları, Göteborg Kitap Fuarı'ndan internete açılıyordu. Le Monde 1999'da başka bir sahneyi kaydetti: kapsamlı bir Türkçe-Kürtçe sözlüğün tanıtımında İsveç Türk Federasyonu başkanı Osman Özkanat kürsüye çıkıp şunu söyledi: bu kitabın Türkiye'de basılmasını isterdim; çocuklarıma Kürtçenin orada neden yasak olduğunu açıklayamıyorum.
Kütüphane güzellemelerin yeri değildi; diasporanın acı tartışmaları da arşive girdi. 2002'de Uppsala'da babası tarafından öldürülen genç kadın Fadime Şahindal üzerine yazılanlar, namus cinayetini Kürt toplumunun kendi sorunu olarak tartışan akademik metinlerle birlikte kütüphanenin sayfalarında korunuyor. Bir milli kütüphane övüneni de saklar, utandıranı da. Buradaki seçim, hafızanın tamamından yanaydı.
Stockholm Gerçekten "Başkent" miydi?
Şimdi teze gelelim. "Kürt edebiyatının başkenti Stockholm" sözü yıllarca tekrarlandı. Ne kadarı belge, ne kadarı sürgün romantizmi?
Belgeli kısım güçlüdür. Kürtçe kitabın dünyada en çok basıldığı ülke, 1980'ler ve 1990'larda İsveç'ti; bunu dönemin İsveç basını da Kürt yayıncılar da söylüyor. Modern Kürt romanının kurucu metinleri, ilk kapsamlı bibliyografyalar, tıpkıbasım arşivleri ve ilk kurumsal Kürt kütüphanesi orada üretildi. Nüfusça küçük bir diaspora, edebi üretimde bütün Kürt coğrafyasını etkiledi.
Sınırları da yazalım. Bu kitapların okuru büyük ölçüde yurtta kalmıştı; baskı sayıları küçüktü ve kitapların Kürdistan'a ulaşması ayrı bir mücadeleydi. 2000'lerde Türkiye'de yasal alan aralanınca ağırlık yeniden Diyarbakır ile İstanbul'a kaydı; İsveç'te basılan pek çok kitap oralarda yeniden yayımlandı. Yani Stockholm kalıcı bir başkent değil, yasak yıllarının geçici hükümet merkeziydi. Edebiyat tarihçileri dönemi artık böyle okuyor.
Terazinin özeti şudur: İsveç Kürtçeye sahip çıkmadı, kendi ilkelerine sahip çıktı; ifade özgürlüğü ve ana dil hakkı. O ilkelerin gölgesinde Kürtler kendi işlerini gördü. Beşik İsveç'ti, bebek Kürtçeydi ve bebek büyüyünce eve yürüdü.
Sık Sorulan Sorular
Kürtçe kitaplar neden en çok İsveç'te basıldı? Üç etken birleşti: Türkiye'de ve komşu ülkelerde süren yasaklar, 1980 sonrası İsveç'e sığınan Kürt aydınlarının yoğunluğu ve İsveç devletinin ana dil dersi ile yayın desteği politikaları. 1996 itibarıyla İsveç'te 500 Kürtçe kitap basılmıştı.
Stockholm'deki Kürt Kütüphanesi ne zaman kuruldu? Kurum Şubat 1996'da kuruldu; binası 10 Ekim 1997'de Kültür Bakanı Marita Ulvskog tarafından açıldı. 1999'da vakıf statüsü aldı. Kurucusu, sürgün yazar ve yayıncı Nedim Dağdeviren'dir.
M. Emin Bozarslan İsveç'te ne yaptı? Uppsala'da, Kürt basın tarihinin kurucu yayınlarını tıpkıbasımla yeniden yayımladı: 1918-1919 tarihli Jîn dergisi beş cilt halinde (1985-1988), 1898-1902 tarihli Kurdistan gazetesi koleksiyonu ise 1991'den itibaren basıldı.
Mehmed Uzun neden İsveç'te yazdı? Türkiye'de Kürtçe yayın yüzünden iki kez cezaevine girdi ve 1977'de İsveç'e gitti. Romanlarını orada, Kürtçenin yasaklı olduğu yıllarda yazdı. 2005'ten sonra Diyarbakır'a döndü; 2007'de vefat etti.
İsveç'teki Kürt yayınevleri hangileriydi? Kürt Kütüphanesi arşivi otuza yakın yayınevi listeler. Öne çıkanlar: Uppsala'da Jîna Nû ve Bozarslan'ın yayınları, Stockholm'da Orfeus ve Roja Nû, Spånga'da APEC, Järfälla'da Nûdem. Danimarka'daki Xanî & Bateyî gibi komşu evler de aynı dağıtım ağını kullandı.
Kaynaklar ve İleri Okuma
Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):
- Kürt Kütüphanesi (Stockholm) web arşivi, kurum tanıtım metni: kuruluş ve açılış tarihleri, koleksiyon ve vakıf bilgileri buradandır.
- Kürt Kütüphanesi arşivindeki basın kupürleri: Svenska Dagbladet (5 Mart 1996), Dagens Nyheter (27 Ekim 1996), Le Monde (27 Kasım 1999).
- Kürt Kütüphanesi yayınevi katalogları: Jîna Nû, APEC, Orfeus, Nûdem, Kürdistan Kadınlar Derneği yayınları, Xanî & Bateyî ve Bozarslan tıpkıbasımları.
- Kürt Kütüphanesi "Freedom" arşivi: Mehmed Uzun dosyası, Ordfront tanıtım metni ve 2002 dayanışma mektupları.
- Shahrzad Mojab ve Amir Hassanpour'un Fadime Şahindal üzerine metni (kütüphane arşivinden).
Ek okuma:
- Kurdistan gazetesinin hikâyesi için sitemizdeki "Kurdistan Gazetesi (1898)" yazısı.
- Kürtçe yasaklarının kronolojisi için "Kürtçe Yasaklarının Yüzyılı" yazısı.
- Hamit Bozarslan vd. (ed.), The Cambridge History of the Kurds (2021), diaspora ve edebiyat bölümleri.
- Mehmed Uzun'un Türkçedeki deneme kitapları; sürgün ve dil üzerine kendi tanıklığı.
Sosyal Medya Özetleri
Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.
-
1996'da İsveç basını yazdı: dünyada en çok Kürtçe kitap İsveç'te basılıyor; o güne kadar 500 kitap. Yasaklanan dil, kendine kuzeyde bir matbaa buldu: bedelboseli.com/isvec-kurt-yayinciliginin-besigi
-
Milli kütüphanesi olmayan halkın kütüphanesi bir banliyö dairesinde doğdu. Şubat 1996'da kurulan Kürt Kütüphanesi'ni 1997'de İsveç Kültür Bakanı açtı: bedelboseli.com/isvec-kurt-yayinciliginin-besigi
-
M. Emin Bozarslan Uppsala'da 1898'in Kurdistan gazetesini ve 1919'un Jîn dergisini tıpkıbasımla diriltti. Sürgün bazen onarım atölyesidir: bedelboseli.com/isvec-kurt-yayinciliginin-besigi
-
Mehmed Uzun romanlarını Stockholm'de yazdı; aynı romanlar Türkiye'de mahkemedeydi. 2007'de Diyarbakır'da vefat etti; kurduğu dil evine döndü: bedelboseli.com/isvec-kurt-yayinciliginin-besigi
-
Beckett, Camus ve Brecht 1990'larda Kürtçeye İsveç'te çevrildi. Bir dil, yasaklandığı yüzyılda kendine sürgünde tam bir kitaplık kurdu: bedelboseli.com/isvec-kurt-yayinciliginin-besigi
