Bir Bakışta
- Êzîdîlik, Kürtçe konuşan Êzîdî halkının kadim inancıdır. Merkezinde tek Yaradan ve onun baş meleği Tawûsê Melek durur.
- İnancın kalbi Laliş vadisidir: Musul'un kuzeyinde, Şêxan yöresinde kutsal bir vadi. Ziyaretçi oraya yalınayak girer.
- Êzîdîler "şeytana tapan" diye karalandı. Bu bir iftiradır; kendi ilahiyatlarında şeytan diye bir varlık yoktur.
- Kutsal bilgi yüzyıllarca yazıyla değil ezberle taşındı. Qewl denen ilahiler bu geleneğin omurgasıdır.
- Toplum içine kapalı bir düzenle örgütlenir: şêx, pîr ve mirîd. Topluluğun başında mîr, ruhani makamda Babê Şêx durur.
- Yılbaşıları Çarşema Sor'dur: nisan ortasına düşen bir çarşamba. Kandiller yakılır, yumurtalar boyanır, mezarlar ziyaret edilir.
- Halk hafızası, topluluğa karşı 72 ferman sayar. Sayı arşiv kaydı değil, acının hafızadaki düzenidir.
- 3 Ağustos 2014'te IŞİD Şengal'e saldırdı. Birleşmiş Milletler komisyonu 2016 raporunda bunu kendi ifadesiyle soykırım olarak niteledi.
- Êzîdîlerin büyük bölümü Kurmancî konuşur. Kimi kendini Kürt sayar, kimi ayrı bir halk olarak tanımlar. Bu yazıda iki duruş da saygıyla yer alır.
- Kafkasya'daki Êzîdî toplulukları, Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayınlarında bu kültürün sesini yıllarca dünyaya taşıdı.
Laliş'e akşam iner. Vadi dardır; zeytin ve dut ağaçlarının arasından konik kuleler yükselir. Ziyaretçiler ayakkabılarını çoktan çıkardı; bu vadiye yalınayak girilir. Kapı eşiklerine basılmaz, eğilip öpülür. Bir kadın, duvardaki taş oyuğa fitil yerleştirir ve yakar. Küçük bir alev daha. Vadi boyunca böyle onlarca alev titrer.
Bu vadi, dünyanın en yanlış tanınmış inançlarından birinin kalbidir. Hakkında çok konuşuldu, az dinlendi. Bu yazı dinlemeyi deniyor: Êzîdîler kimdir, neye inanır, neden bu kadar acı çekti?
Êzîdîler Kimdir?
Êzîdîler, ana dili çoğunlukla Kurmancî olan kadim bir inanç topluluğudur. Kurmancî, Kürtçenin en yaygın koludur. Yurtları tarihsel olarak Musul'un kuzeyindeki Şêxan yöresi ile Şengal dağı çevresidir. Şengal'i haritada Irak ile Suriye sınırında ararsınız; Arapça adı Sincar'dır.
Topluluğun kolları buradan geniş bir coğrafyaya dağılır: Suriye'nin kuzeyi, Türkiye'nin güneydoğusu, Ermenistan ve Gürcistan, son yarım yüzyılda da Avrupa, özellikle Almanya. Dr. Mehrdad R. Izady, Êzîdîlerin Kürt nüfusunun yüzde beşinden azını oluşturduğunu yazar. Kaç kişiler? Güvenilir sayım yok. Irak için tahminler 200 bin ile bir milyon arasında değişir; araştırmacı Irene Dulz bu aralığı kaynak kaynak döker.
Adları nereden gelir? Dr. Izady adı eski İranik dillerdeki yezad kelimesine bağlar: melek demektir. Bu okumaya göre Êzîdî, "meleklere bağlı olan" anlamına gelir. Adın kendisi bile inancın özetidir. Peki bu melek inancı nasıl oldu da tam tersiyle, şeytan suçlamasıyla anıldı?
Tawûsê Melek Kimdir ve İftira Nereden Çıktı?
Êzîdî ilahiyatının özü kısaca şudur. Tek bir Yaradan vardır. Dünyanın işleyişini yedi meleğe bırakmıştır. Meleklerin başı Tawûsê Melek'tir, yani Tavus Melek. Tavus kuşu onun simgesidir; Laliş'teki tunç kuş heykelleri bu yüzden kutsaldır. Êzîdî inancında Tawûsê Melek düşmüş bir melek değildir. Yaradan'ın dünyayı emanet ettiği baş melektir.
Öyleyse suçlama nereden doğdu? Komşu inançların aynasından. Müslüman ve Hristiyan komşular, kendi kitaplarındaki kibirli ve kovulmuş melek anlatısını Tawûsê Melek'e yapıştırdı. Oysa Êzîdî ilahiyatında mutlak bir kötülük kaynağı yoktur; kötülük insanın seçimindedir. Kaynakların çoğu bir ayrıntıyı da kaydeder: Êzîdîler o kelimeyi ağza almaz. Kendilerine tapındıkları söylenen varlığın adı, dillerinde yasaktır.
Bir yanlış daha adın üstüne bina edildi. Êzîdî adı, Emevî halifesi Yezid'e bağlandı; topluluk kimi zaman "Yezidî" diye yazıldı. Dr. Izady bu bağın temelsiz olduğunu, adın yezad yani melek kökünden geldiğini yazar. Bir kaydı daha vardır: Irak ve Suriye yönetimleri bu halife bağlantısını bilinçli olarak öne çıkardı; amaç Êzîdîleri Kürtlerden koparıp Araplığa yaklaştırmaktı. Belge burada iftiranın siyasetini de gösteriyor.
Etiketin bedeli ağır oldu. "Şeytana tapan" damgası, yüzyıllar boyunca saldırıları vicdanlarda aklayan bir ruhsat gibi çalıştı. Kime zulmettiğini böyle bir kelimeyle örten el, daha rahat vurur. Bu yüzden bu iftirayı düzeltmek nezaket değil, tarih görevidir.
Laliş, Şêx Adî ve Ezberdeki Kutsal Kitap
Laliş vadisi inancın coğrafi kalbidir. Oradaki en büyük türbe Şêx Adî'nindir. Kimdir Şêx Adî? Kaynakların çoğu şu hayat hikâyesinde birleşir: Adi bin Misafir, on birinci yüzyılın ikinci yarısında bugünkü Lübnan'daki Beka vadisinde doğdu. Bağdat çevresinde tasavvuf eğitimi aldı. Sonra Hakkari dağlarının eteğindeki Laliş'e yerleşti ve çevresinde büyük bir mürit halkası oluştu. 1162 civarında vefat etti; tarihi kaynaklar küçük farklarla verir.
Êzîdî inancında Şêx Adî bir tarikat kurucusundan fazlasıdır; kutsal bir makam taşır. Her yıl ekim ayında topluluk Laliş'te toplanır. Bu yedi günlük büyük buluşmanın adı Cemaiyye'dir, Dr. Izady'nin kaydıyla 6-13 Ekim arasında yapılır ve inanan için ziyaret esastır.
Peki bu inancın kitabı nerede? İşte Êzîdîliği anlamanın anahtarı burada. Kutsal bilgi, yüzyıllarca kâğıtta değil ezberde taşındı. Bu külliyatın omurgası qewl'lerdir: kutsal ilahiler. Qewl'leri qewwal denen okuyucular söyler; yanlarında def ile şibab, yani tef ile kaval vardır ve bu çalgılar kutsal sayılır. İlahilerin yanında vaazlar ve kutsal hikâyeler de sözlü aktarılır. Dolaşımda Cilwe ve Mishefa Reş adlı iki yazılı metin de vardır; bilim bu metinlerin ne zaman ve kimin elinden çıktığını tartışır. Tartışılmayan şudur: asıl kutsal külliyat, kuşaktan kuşağa ezberle geçen sözdür. Sözün hafıza taşıması size tanıdık geldiyse yanılmıyorsunuz: dengbêj geleneğiyle aynı toprağın ürünüdür.
Şêx, Pîr, Mirîd: Toplum Nasıl Örgütlenir?
Êzîdî toplumu, dışarıdan evliliğe kapalı üç ana gruptan oluşur: şêx, pîr ve mirîd. Şêx ve pîr aileleri din hizmetini taşır; mirîd, topluluğun geniş gövdesidir. Herkes bir şêx ve bir pîr soyuna bağlıdır; bu bağ doğumla gelir ve ömür boyu sürer. Evlilik grubun içinde kalır. Bu kurallar inancı yüzyıllarca dağılmadan taşıdı; aynı kurallar bugün diasporada gençler için zor sorular da üretiyor.
Düzenin tepesinde iki makam vardır. Mîr, topluluğun hem dünyevi hem dini önderidir; araştırmacıların ifadesiyle "bütün Êzîdî toplumunun en üst önderi". Mîrlik, Mala Mîra denen aileden gelir. Ruhani makamda ise Babê Şêx oturur; büyük kararlarda onun sözü belirleyicidir. Bir de kirîv kurumu vardır: aileleri birbirine kardeşlik gibi bağlayan bir bağ. Kirîvlik zaman zaman Êzîdîlerle Müslüman komşuları arasında da köprü oldu.
Bu düzen size tanıdık bir soruyu düşündürebilir: kast mı, cemaat mi? Araştırmacılar "içe kapalı kast benzeri düzen" der. Êzîdîler içinse bu, inancı koruyan zırhtır. Zırhın nedeni birazdan görülecek: kuşatma altında yaşayan inançlar kapılarını kalın yapar.
Çarşema Sor: Nisanın İçindeki Yılbaşı
Êzîdî yılı baharla başlar ama Newroz'la değil. Yılbaşıları Çarşema Sor'dur, Kızıl Çarşamba. Eski takvimle nisanın ilk çarşambasına denk gelir; bugünkü takvimde bu, nisan ortasındaki çarşambadır. Alan araştırmacısı Eszter Spät günü böyle kaydeder.
O gün ne yapılır? Arife akşamı Laliş'te kandiller yakılır; vadi ışıkla dolar. Sabah erkenden kadınlar mezarlıklara gider. Mezarların üstüne bayram yemekleri konur, ağıtlar söylenir, sonra orada, ölülerin yanında yemek yenir. Yumurtalar boyanır. Kafkasya Êzîdîleri yılbaşı için özel bir çörek pişirir: kloça Serê Salê. Sevincin ve yasın böyle iç içe durması Êzîdî takviminin imzasıdır.
Bu bayramın yakın tarihinde bir de sessiz yıl vardır. 2015 baharında, Şengal felaketinin ardından, topluluk yılbaşını kutlamama kararı aldı. Spät'in alan notlarında mîr ailesinden yaşlı bir kadının cümlesi durur: bu bahar yılbaşı olmayacak. Esirler dönmeden bayram olmaz. Bir halkın takvimi, acısına böyle saygı duruşu yaptı.
Fermanlar ve Halk Hafızasındaki 72 Sayısı
Ferman, sözlükte hükümdar buyruğu demektir. Êzîdî dilinde ise bu kelime başka bir yük taşır: topluluğu hedef alan imha seferi. Martin van Bruinessen bunu kayda geçirir: Êzîdîler tarihlerini fermanların dizisi olarak anlatır ve halk hafızası 72, kimi anlatıda 73 ferman sayar.
Peki 72 gerçek bir sayım mıdır? Burada dürüst olalım. Bu sayı bir arşiv dökümü değildir; kimse elinde tek tek belgelenmiş 72 seferin listesini tutmuyor. Sayı, halk hafızasının düzenidir: acıyı sayılabilir kılmanın, unutmamanın biçimi. Belgeler ise şunu kesin söyler: Osmanlı yüzyıllarında Êzîdîlere karşı tekrarlanan askeri seferler düzenlendi ve bu seferler kayıtlıdır. Van Bruinessen rahatsız edici bir gerçeği de ekler: 1830'larda ve 40'larda Botan mîri Bedirhan ile Rewandizli Mîr Muhammed'in güçleri de Êzîdîlere katliamlar yaşattı. Yani fermanların hepsi uzaktan gelmedi; kimi, komşu Kürt mîrlerinin elinden çıktı. Tarih yazımı bunu saklarsa güven hak etmez.
Bu fermanların bir sonucu da göçtür. On dokuzuncu yüzyılda birçok Êzîdî ailesi Kafkasya'ya sığındı. Ermenistan ve Gürcistan'daki topluluklar o göçün çocuklarıdır. Sovyet Ermenistanı'nda bu topluluk Kürtçe kültür hayatının taşıyıcılarından oldu; Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayınlarında Êzîdî sanatçıların sesi yıllarca yankılandı. O hikâyeyi ayrı bir yazıda anlattık.
2014 Şengal: Belgelerin Tanıklığı
3 Ağustos 2014, gece ile sabah arası. IŞİD birlikleri Musul ve Suriye'deki üslerinden çıkıp Şengal'e yürüdü. Köyler birer birer düştü. Kaçabilenler dağa tırmandı. Ağustos güneşinin altında, susuz bir dağa.
Bundan sonrasını bir belgeden aktaracağız. Birleşmiş Milletler'in bağımsız Suriye Soruşturma Komisyonu, Haziran 2016'da bir rapor yayımladı: "They Came to Destroy", yani "Yok Etmeye Geldiler". Rapor 45 tanıkla yapılan görüşmelere dayanır: sağ kalanlar, din adamları, kaçakçılar, avukatlar, doktorlar. Adını bir Êzîdî din adamının cümlesinden alır: IŞİD Şengal'e saldırdığında, yok etmeye geldiler.
Raporun kaydettikleri kısadır ve kısalığı yeter. Erkekler öldürüldü ya da din değiştirmeye zorlandı. Kadınlar ve kız çocukları, dokuz yaşına kadar küçükler, pazarlarda satıldı ve köle olarak tutuldu. Oğlan çocukları ailelerinden koparılıp savaş kamplarına verildi. Dağa sığınanların suyu ve yiyeceği bilerek kesildi. Yaklaşık 400 bin kişilik Şengal Êzîdî toplumu için raporun tespiti şudur: saldırının ardından bölgede özgür tek Êzîdî kalmadı; herkes ya yerinden edilmişti ya esirdi ya da ölmüştü.
Hüküm, raporun kendi cümlesiyle: IŞİD, Êzîdîlere karşı soykırım suçu ile birlikte çok sayıda insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlemiştir. Rapor bir cümle daha kurar ve o cümle 2016'da yazıldı: Êzîdîlerin soykırımı sürmektedir. O tarihte 3.200'den fazla kadın ve çocuk hâlâ esirdi.
Van Bruinessen'in kaydettiği iki acı not daha var. Şengal'i koruma görevindeki güçler saldırı karşısında çekildi. Ve sağ kalanların tanıklığına göre kimi Müslüman komşular, aralarında Kürtler de vardı, saldırganlara katıldı. Bu satırları yazmak kolay değil; yazmamak ise tarihçilik değil. Halk bu saldırıya kendi dilinde bir ad verdi: son ferman. Sayı böylece hafızada bir kez daha büyüdü.
Êzîdîler Kürt mü? Dürüst Bir Çerçeve
Bu soruya tek cümlelik cevap verenlere temkinle yaklaşın. Belgelerin gösterdiği tablo şudur.
Dil tarafı açıktır: Êzîdîlerin büyük bölümünün ana dili Kurmancî'dir. Qewl'ler, dualar, ağıtlar bu dildedir. Musul yakınındaki Başîqe ve Behzanê köyleri istisnadır; orada gündelik dil Arapçadır. Araştırmacı Irene Dulz'un özeti dengelidir: yaygın kanı Êzîdîlerin etnik olarak Kürt olduğu yönündedir ve çoğu Êzîdî kendini böyle görür; ama topluluğun içinde bunu tartışan sesler de vardır.
Ayrı kimlik vurgusu en güçlü Kafkasya'da ve diasporanın bir bölümündedir. Oralarda birçok Êzîdî kendini ayrı bir halk olarak tanımlar ve nüfus kayıtlarına da öyle geçer. 2014 sonrasında bu ayrışma derinleşti; van Bruinessen bunun nedenini de kaydeder: komşuya duyulan güven yara aldı.
Bu sitenin ilkesi şudur: öz tanım esastır. Kendini Kürt sayan Êzîdî'nin Kürtlüğü, ayrı halk sayan Êzîdî'nin ayrılığı bizim onayımıza muhtaç değildir. İki duruş da bu sayfada aynı saygıyla durur. Tarihin gösterdiği ortak payda ise değişmez: aynı dil havzası, iç içe geçmiş bir kültür ve çok uzun, çok ağır bir ortak hafıza.
Sık Sorulan Sorular
Êzîdîler şeytana mı tapar? Hayır. Bu, komşu inançların kendi şeytan figürünü Tawûsê Melek'e yakıştırmasından doğan bir iftiradır. Êzîdî ilahiyatında düşmüş melek ve mutlak kötülük kaynağı yoktur; Tawûsê Melek, Yaradan'ın baş meleğidir.
Êzîdî mi demeli, Yezidi mi? Topluluğun kendi söyleyişi Êzîdî'dir ve Dr. Izady de bu adı tercih eder. "Yezidi" yazımı, adı Emevî halifesi Yezid'e bağlayan yanlış çağrışımı beslediği için sorunludur; adın kökü melek anlamındaki yezad'dır.
Êzîdîlerin kutsal kitabı var mı? Asıl kutsal külliyat sözlüdür: qewl denen ilahiler, vaazlar ve kutsal anlatılar ezberle aktarılır. Cilwe ve Mishefa Reş adlı yazılı metinler dolaşımdadır; bilim bunların tarihini ve güvenilirliğini tartışır.
Çarşema Sor nedir? Êzîdî yılbaşısıdır; Kızıl Çarşamba demektir. Nisan ortasına düşen çarşamba günü kutlanır. Arifesinde Laliş'te kandiller yakılır; sabahında mezarlar ziyaret edilir, yumurtalar boyanır.
Birleşmiş Milletler 2014 Şengal saldırısı için ne dedi? BM Suriye Soruşturma Komisyonu'nun 2016 raporu, IŞİD'in Êzîdîlere karşı soykırım suçu işlediğini kendi ifadesiyle kayda geçirdi ve o tarihte soykırımın sürdüğünü yazdı.
Kaynaklar ve İleri Okuma
Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):
- BM Bağımsız Uluslararası Suriye Soruşturma Komisyonu, "They Came to Destroy": ISIS Crimes Against the Yazidis (A/HRC/32/CRP.2, Haziran 2016); soykırım tespiti ve tanıklıklar.
- Dr. Mehrdad R. Izady, The Kurds: A Concise Handbook (4. baskı); "Ezidi Faith or Yezidism" bölümü: adın kökeni, Laliş, Cemaiyye ve Yezid karışıklığının siyaseti.
- Kreyenbroek ve Omarkhali (ed.), Yezidism and Yezidi Studies in the Early 21st Century (Kurdish Studies Archive, 2016); van Bruinessen'in ferman hafızası yazısı, Eszter Spät'in Çarşema Sor alan notları, Irene Dulz'un kimlik ve nüfus incelemesi.
Ek okuma:
- Philip G. Kreyenbroek, Yezidism: Its Background, Observances and Textual Tradition (1995).
- Birgül Açıkyıldız, The Yezidis: The History of a Community, Culture and Religion (2010).
- Nadia Murad, Son Kız (2017); bir sağ kalanın tanıklığı.
Sosyal Medya Özetleri
Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.
-
Adları "meleklere bağlı olan" demek. Yüzyıllarca tam tersiyle suçlandılar. Êzîdî inancının gerçek hikâyesi: Tawûsê Melek, Laliş ve bir iftiranın anatomisi: bedelboseli.com/ezidiler-kadim-inanc
-
Êzîdîlerin kutsal kitabı raflarda değil, ezberde. Qewl denen ilahiler kuşaktan kuşağa sözle taşındı. Yazının koruyamadığını hafıza korudu. Ezberdeki kutsal külliyatın hikâyesi: bedelboseli.com/ezidiler-kadim-inanc
-
Halk hafızası 72 ferman sayar. Sayı arşivden değil, acıdan gelir: unutmamanın düzenidir. Fermanların tarihi ve son ferman Şengal: bedelboseli.com/ezidiler-kadim-inanc
-
BM raporunun adı bir din adamının cümlesi: "Yok etmeye geldiler." 2016'da kayda geçen hüküm: soykırım. Şengal'in belgeli tanıklığı: bedelboseli.com/ezidiler-kadim-inanc
-
Êzîdîler Kürt mü, ayrı bir halk mı? Çoğu kendini Kürt sayar; kimi ayrı tanımlar. Öz tanım esastır, iki duruş da saygıyı hak eder. Dürüst çerçeve burada: bedelboseli.com/ezidiler-kadim-inanc
