Skip to content
BEDEL BOSELI
Back to Articles

Memê Alan, Siyabend û Xecê, Zembîlfiroş, Kerr û Kulik: Kürt halk destanları bir halkın coğrafyasını, ahlakını ve hafızasını dengbêj sesiyle bugüne taşıdı.

Kürt Halk Destanları: Memê Alan'dan Siyabend û Xecê'yeKültür ve Hafıza
July 13, 202613 dakika read62 views

Kürt Halk Destanları: Memê Alan'dan Siyabend û Xecê'ye

Read in:TRENDE
Kürt Halk Destanları: Memê Alan'dan Siyabend û Xecê'ye

Bir Bakışta

  • Destan, dengbêjlerin ezgiyle söylediği uzun halk anlatısıdır. Kürtlerde yüzlerce destan yaşar; bu yazıda en yaygın olanları tanıyacaksınız.
  • Memê Alan, sözlü geleneğin baş destanıdır: Muxurzemîn şehrinin şehzadesi Mem ile Cizreli Zîn'in kavuşamayan aşkı.
  • Memê Alan ile Ehmedê Xanî'nin yazdığı Mem û Zîn aynı şey değildir. Biri anonim halk destanıdır, öbürü tek yazarlı edebi eser.
  • Siyabend û Xecê, Van Gölü'nün kuzeyindeki Süphan Dağı'na, Kürtçe adıyla Sîpanê Xelatê'ye yaslanır. Dağ, destanın üçüncü kahramanı gibidir.
  • Zembîlfiroş, tahtı bırakıp sepet satan bir şehzadenin destanıdır. Saraydan gelen aşk teklifine direnir; tema erdemdir, iktidara boyun eğmemektir.
  • Kerr û Kulik ile Binevşa Narîn de yaygın destanlardandır; 20. yüzyıl derlemecileri bunların birden çok varyantını yazıya geçirdi.
  • Aynı destan yöreden yöreye değişir. Halkbilim buna şax der: aynı ağacın dalları.
  • Destanlar üç iş görür: coğrafyayı ezberletir, ahlakı tartışır, tarihi taşır.
  • İlk büyük derleme 1936'da Erivan'da basıldı. Celîl kardeşlerin Zargotina Kurda derlemesi ve Batılı sözlükçüler bu mirası kayda geçirdi.

Kış gecesi, yüksek bir köy. Ocakta meşe kütüğü yanıyor. Oda kalabalık: çocuklar dizlerde, yaşlılar duvar dibinde.

Dengbêj kırlaşmış bıyığını sıvazlıyor, elini kulağına koyuyor ve başlıyor: Memê Alan. Odadaki herkes bu hikâyeyi biliyor. Mem'in öleceğini biliyorlar, Zîn'in ardından gideceğini biliyorlar. Yine de kimse kıpırdamıyor. Beko'nun adı geçince biri alçak sesle söyleniyor, zindan faslında bir kadın yaşmağının ucuyla gözünü siliyor.

Sonu bilinen hikâye neden dinlenir? Çünkü destan haber değildir. Destan, bir halkın kendi kendine kurduğu okuldur. Ders her kış tekrarlanır; unutulmasın diye.

Destan Nedir, Kim Taşır?

Destan, ezgiyle söylenen uzun anlatıdır: aşk, savaş, gurbet, ölüm. Kürtçede bu anlatılara beyt ya da çîrok da denir. Taşıyıcısı bellidir: dengbêj, yani sözün ustası, hafızayı yüklenen ozan. Dengbêj çalgı kullanmaz; sesi hem saz hem sahnedir. Bu geleneğin iç işleyişini sitedeki dengbêj yazısında anlattık.

Dr. Mehrdad R. Izady, gezgin ozanların yüzlerce destanı köy köy dolaştırdığını kaydeder. Repertuvar gerçekten yüzlercedir: Memê Alan, Siyabend û Xecê, Zembîlfiroş, Kerr û Kulik, Binevşa Narîn, Memê û Eyşê, Sêva Hecî ve daha nicesi. Rohat Alakom'un folklor çalışması bu adları uzun bir liste halinde sayar.

Peki bu destanların yazarı kim? Kimse ve herkes. Her dengbêj anlatıyı kendi nefesiyle değiştirir. Bu yüzden aynı destanın yöreden yöreye farklı biçimleri yaşar. Halkbilim buna şax der; kelime Kürtçede dal demektir. Gövde birdir, dallar çoktur.

Memê Alan: Perilerin Getirdiği Sevda

Baş köşeye baş destanı koyalım. Memê Alan'ın omurgası, varyantlar arasındaki farklar saklı kalmak üzere, şöyledir.

Mem, uzak bir şehrin hükümdar oğludur; anlatının çoğu kolunda şehrin adı Muxurzemîn'dir. Cizre'de ise Botan mîrinin, yani yöre hükümdarının kız kardeşi Zîn yaşar. İki genç birbirini hiç görmemiştir. Bir gece periler araya girer: uyuyan iki genci bir geceliğine aynı odada buluştururlar. Uyanan gençler önce rüya sanır, sonra yüzük değiştirirler. Sabah herkes kendi şehrinde, parmağında yabancı bir yüzükle uyanır.

Gerisi yolculuktur. Mem, atı Boz'a biner; kimi söyleyişte atın adı Bozê Rewan'dır. Cizre'ye varır ve şehrin yiğidi Qeretajdîn'le kardeşlik kurar. En sevilen sahnelerden biri buradadır: sırrın açığa çıkacağı an gelince Qeretajdîn, misafirini korumak için kendi evini ateşe verir. Sonra satranç faslı gelir; Mem, mîrle oynarken Zîn görünür ve oyun da yürek de karışır. Fitneci Beko devreye girer. Mem zindana düşer, zindandan çıkamadan ya da çıkar çıkmaz ölür; Zîn kederinden yaşamaz. Beko'nun kanından iki mezar arasında bir diken biter.

Bu hikâye size tanıdık geldi mi? Sebebi var. Ehmedê Xanî 1694'te bu halk anlatısını aldı ve Mem û Zîn adlı edebi başyapıtı kurdu. İkisi aynı şey değildir: Memê Alan anonim ve sözlüdür, Mem û Zîn tek kalemden çıkmadır. Farkın hikâyesi sitedeki Xanî yazısındadır. Sözlü kol da yazıya geçti: Fransız kürdolog Roger Lescot 1942'de uzun bir varyantı yayımladı. Lescot'nun kayıtlarına göre Kürtçe bilen Ermeni derlemeciler de destanın üç ayrı varyantını basmıştı. Söz, çok elden yazıya taşındı.

Siyabend û Xecê: Süphan'ın Yamacında

İkinci büyük aşk destanı dağa yaslanır. Van Gölü'nün kuzeyinde, dört bin metreyi aşan Süphan Dağı durur; Kürtçesi Sîpanê Xelatê'dir, yani Ahlat'ın Süphan'ı. Destanın sahnesi orasıdır.

Siyabend, Silîvî yöresinden dik başlı bir yiğittir. Xecê, kardeşlerinin gözü üstünde olan güzel bir kızdır. Rohat Alakom'un aktardığı varyantlarda kardeşler bu sevdadan kuşkulanır. Sonunda iki genç kaçar; sığındıkları yer Süphan'ın yamacıdır. Kısa bir mutluluk yaşarlar.

Sonra o sahne gelir. Siyabend başını Xecê'nin dizine koymuş uyumaktadır. Celîl kardeşlerin derlediği metin, yaklaşık çeviriyle şunu söyler: Xecê'nin gözünden bir damla yaş Siyabend'in yüzüne düşer. Siyabend uyanır, sorar: "Xecê, neden ağladın?" Xecê inkâr eder. Sebep az sonra belli olur: yamaçtan yaban geyikleri geçmektedir. Kimi varyantta geyikler önce Xecê'nin rüyasına girmiştir; Siyabend rüyayı yanlış anlar.

Siyabend sürünün peşine düşer. Xecê yalvarır: bırak, yazıktır. Dinlemez. Alakom'un sorusu yerindedir: bu inat nereden gelir? Cevabı av verir. Geyiğin boynuzu Siyabend'i bulur ve onu kayalıktan aşağı atar. Xecê yamaçta ağıt yakar; çoğu varyantta o da ölür. Kimi söyleyişte kendini aynı kayalıktan bırakır.

Alakom'un dikkat çektiği bir şey daha var. Bu destanda akıl Xecê'dedir: rüyayı doğru okuyan, tehlikeyi önceden gören odur. Siyabend'in inadı ise felaketi çağırır. Destanlar kadınlara çoğu zaman bu rolü verir: gören ama dinlenmeyen. Bu izleği sitedeki Tarihte Kürt Kadınları yazısında sürdük.

Zembîlfiroş: Sepet Satan Şehzade

Üçüncü destan bir aşk üçgeni değil, bir sınav hikâyesidir. Adı da mesleği anlatır: zembîl sepet demektir, zembîlfiroş sepet satıcısı.

Martin van Bruinessen'in özetlediği anlatı şöyle kurulur. Zembîlfiroş aslında bir hükümdar oğludur. Gençliğinde ölümle ve sefaletle yüz yüze gelir, sarsılır; tacı, sarayı bırakır. Karısıyla birlikte yoksul bir hayat seçer, el emeğiyle sepet örüp satar. Yolu bir beyliğin merkezine düşer; kimi varyantta bu şehir Silvan'dır. Şehrin hanımı, yani Xatûn, onu görür görmez tutulur. Sarayına çağırır, açıkça aşkını söyler, servet önerir. Zembîlfiroş reddeder: tövbekârdır ve evine bakan bir ailesi vardır. Kaçmak için kendini saray burcundan atar.

Xatûn vazgeçmez. Kılık değiştirir, hediyelerle Zembîlfiroş'un karısını kandırır ve bir geceliğine onun kıyafetiyle, onun evinde bekler. Karanlıkta eve dönen adam, kadının ayağındaki gümüş halhalı fark eder: bu, karısı değildir. Kaçar; dua eder, canının alınmasını ister. Anlatının bu kolunda ikisi de ölür ve yan yana gömülür.

Sonlar mı? Sonlar çoktur. Alakom dokuz ayrı son sıralar: adam kuş olup bacadan uçar; ikisi cennette buluşur; hanım her şeyi bırakıp peşinden gider ve kardeş olurlar; bir yazılı varyantta ise Zembîlfiroş sonunda mîr olur. Halk aynı soruyu dokuz kez sormuş gibidir: erdem ile arzu karşılaşırsa ne olur?

Dikkat çekici olan şudur: anlatı Xatûn'u kötülemez. Van Bruinessen bunun altını çizer; kadının tutkusu neredeyse tasavvufi bir arayış gibi anlatılır ve mezarda adamın yanına karısı değil Xatûn düşer. Bir de yer kavgası vardır: Silvan yöresi de Zaho'nun doğusundaki Batufa yöresi de Zembîlfiroş'un mezarını kendi toprağında gösterir. Bir destanı iki ülkenin sahiplenmesi, gücünün ölçüsüdür.

Kerr û Kulik'ten Binevşa Narîn'e

Başka hangi destanlar yaşıyor? Liste uzundur; biz emin olduklarımızla yetinelim.

Kerr û Kulik, Silêmanê Silîvî'nin oğullarının destanıdır: iki kardeş, zulme karşı direniş ve pahalıya patlayan bir inat. İlk büyük derlemeciler bu destanın birden çok varyantını yazıya geçirdi. Alakom, buradaki inatçılığın Siyabend'inkiyle akraba olduğunu, sağduyunun yine bir kadında, Werdek'te toplandığını not eder.

Binevşa Narîn ise Hekkar yöresine bağlanan bir aşk destanıdır; adı Cembelî ile birlikte anılır. Cembelî bir mîr oğludur, Binevş'e söz verir ve araya giren her şeye rağmen sözünün peşinden gider. Bu destanın da farklı söyleyişleri yaşar; ayrıntıda yöreler ayrışır, omurgada birleşir.

Bir destan daha tek cümleyi hak eder: 1608'de Urmiye yakınlarında Safevi ordusuna karşı savunulan Dimdim Kalesi, kendi adını taşıyan büyük bir kahramanlık destanı doğurdu; onun hikâyesini bu sitede ayrı bir yazıda anlatıyoruz.

Destanlar Ne İşe Yarar?

Güzel hikâye, tamam. Ama bir halk yüzlerce yıl boyunca binlerce beyti neden ezberler? Üç iş için.

Birincisi coğrafya. Destanlar bir harita gibidir: Memê Alan'da Cizre ve Dicle, Siyabend'de Süphan Dağı, Zembîlfiroş'ta Silvan, Dimdim'de Urmiye. Okulsuz ve haritasız yüzyıllarda çocuk, memleketinin sınırlarını destan dinleyerek öğrendi. Dağın adı ezgiyle akılda kaldı.

İkincisi ahlak. Destanlar ders vermez, dava açar. Misafir uğruna evini yakan Qeretajdîn cömertliğin sınırını sorar. Zembîlfiroş, gücün karşısında eğilmemenin bedelini tartar. Siyabend'in inadı, yiğitlik ile akılsızlık arasındaki ince çizgiyi gösterir. Dinleyen, hükmü kendi verir. Aynı işi tek cümleyle yapan bir tür daha vardır: atasözü. O hazineyi ayrı bir yazıda topladık.

Üçüncüsü hafıza. Yazının yasak ya da uzak olduğu zamanlarda destan, arşiv görevi gördü. Kim kiminle savaştı, hangi mîr nasıl düştü, kıtlık ne zaman geldi: sözün içine gömüldü. Efsane ile olay iç içedir elbet; destan tarih kitabı değildir. Ama tarihçinin sormayı unuttuğunu destan hatırlatır: halkın o olayda ne hissettiğini.

Sözden Yazıya: Derleyenlerin Emeği

Bu sesler nasıl kayda geçti? Uzun bir emek zinciriyle.

İlk büyük halka Kafkasya'dadır. 1936'da Erivan'da ilk kapsamlı Kürt folklor derlemesi basıldı; Heciyê Cindî ile Emînê Evdal hazırladı, Casimê Celîl yönetti. İçinde Mem û Zîn'in üç varyantı, Kerr û Kulik'in birden çok kolu ve daha nicesi vardı. O kuşağın çocukları işi büyüttü: Ordîxanê Celîl ile Celîlê Celîl'in Zargotina Kurda derlemesi, yani "Kürt Sözlü Geleneği", destan metinlerini cilt cilt yazıya geçirdi. Aynı çevrenin sesli arşivini Erivan Radyosu taşıdı; o hikâye sitede ayrıca anlatılır.

Batı'da da halkalar eklendi. Alman doğubilimci Oskar Mann, 1906'da Mukri yöresinden destan metinleri yayımladı. Roger Lescot, Memê Alan'ı kitaplaştırdı. Amerikalı dilbilimci Michael L. Chyet, sözlüğünde destan adlarını ve kahramanlarını madde olarak kaydetti; bugün Dimdim'i ya da Xecê'yi bir sözlükte arayıp bulabiliyorsanız, sebebi budur.

Peki bugün? Dengbêj kahvelerde ve festivallerde yeniden sahnede; destanlar albümlere, tiyatroya, romana sızıyor. Oda değişti, ocak değişti. Hikâye yerinde duruyor. Sonunu bile bile dinleyenler de.

Sık Sorulan Sorular

Memê Alan ile Mem û Zîn arasındaki fark nedir? Memê Alan, dengbêjlerin yüzyıllardır söylediği anonim halk destanıdır. Mem û Zîn, Ehmedê Xanî'nin 1694'te bu hikâyeden yola çıkarak yazdığı tek yazarlı edebi eserdir. Kaynağı bir, kalıbı ve amacı farklıdır.

Siyabend û Xecê destanı nerede geçer? Van Gölü'nün kuzeyindeki Süphan Dağı çevresinde; destandaki adıyla Sîpanê Xelatê. Kaçan iki sevgilinin hikâyesi, bir av kazasıyla dağın yamacında biter.

Zembîlfiroş destanının konusu nedir? Tahtı bırakıp sepet satarak yaşayan bir şehzade, şehrin hanımının aşk teklifini reddeder. Tema, dünyevi güce ve arzuya direnen erdemdir. Varyantlara göre son değişir; iki ayrı yöre onun mezarını sahiplenir.

Kürt destanlarını kimler derledi? İlk kapsamlı derleme 1936'da Erivan'da yapıldı. Celîl kardeşlerin Zargotina Kurda ciltleri, Oskar Mann ve Roger Lescot'nun yayınları ile Michael L. Chyet'in sözlük kayıtları zincirin öbür halkalarıdır.

Destanların tarihi değeri var mı? Var; ama dikkatle. Destan, olayın kendisinden çok halkın o olayı nasıl yaşadığını aktarır. Dimdim gibi tarihsel olaya yaslanan destanlarda bile efsane payı hesaba katılır.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Temel kaynaklar (Bedel Boseli koleksiyonundan):

  • Celîlê Celîl ve Ordîxanê Celîl, Zargotina Kurda I. Memê Alan, Siyabend, Kerr û Kulik ve Zembîlfiroş metinleri ile 1936 Erivan derlemesinin kaydı.
  • Michael L. Chyet, Kurdish-English Dictionary. Dimdim, Memê Alan ve Xecê gibi destan adlarının madde olarak kaydı; Siyabend metinlerinden alıntılar.
  • Martin van Bruinessen, From Adela Khanum to Leyla Zana. Zembîlfiroş destanının özeti, varyant kaynakları ve iki mezar kaydı.
  • Rohat Alakom, Folklor û Jinên Kurd. Destan listesi, Zembîlfiroş'un dokuz sonu, Xecê ve Werdek okuması.
  • Dr. Mehrdad R. Izady, The Kurds: A Concise Handbook (4. baskı). Mem û Zîn ile Dimdim'in edebiyat bağlamı ve gezgin ozan kaydı.

Ek okuma:

  • Roger Lescot, Textes kurdes II: Mamé Alan (1942).
  • Ordîxanê Celîl'in Dimdim destanı üzerine Moskova basımlı incelemesi (1967).
  • Oskar Mann, Die Mundart der Mukri-Kurden (Berlin, 1906-1909).
  • Ehmedê Xanî, Mem û Zîn (çeşitli basım ve çeviriler).

Sosyal Medya Özetleri

Aşağıdaki özetler paylaşım içindir; kopyalayıp kullanabilirsiniz.

  1. Odadaki herkes Mem'in öleceğini biliyor. Yine de kimse kıpırdamıyor; zindan faslında bir kadın gözünü siliyor. Sonu bilinen hikâye neden dinlenir? Kürt destanlarının cevabı: bedelboseli.com/kurt-halk-destanlari

  2. Periler iki genci bir gecede buluşturdu, sabah parmaklarda yabancı yüzükler kaldı. Memê Alan yola çıktı; yol Cizre'ye, zindana ve bir dikene vardı. Baş destanın hikâyesi: bedelboseli.com/kurt-halk-destanlari

  3. Xecê rüyayı doğru okudu, Siyabend dinlemedi. Geyik boynuzu inadı buldu, Süphan Dağı iki sevdayı birden aldı. Gören ama dinlenmeyen kadınların destanı: bedelboseli.com/kurt-halk-destanlari

  4. Saray servet teklif etti; sepet satan şehzade hayır dedi. Halk bu hikâyeye dokuz ayrı son yazdı, iki yöre mezarını paylaşamadı. Zembîlfiroş, erdemin destanı: bedelboseli.com/kurt-halk-destanlari

  5. Okul yoktu, harita yoktu, arşiv yoktu. Destan üçü birdendi: çocuk coğrafyayı ezgiden öğrendi, ahlakı hikâyeden, tarihi ağıttan. Yazısız kütüphanenin katalogu: bedelboseli.com/kurt-halk-destanlari

Share this article